Siyasal Çözüm Bir Sonuç Değil, Bir Başlangıçtır

Kıbrıs’ta siyasal çözüm tartışmaları çoğu zaman yanlış bir yerden kuruluyor. Çözüm, sanki bütün sorunları kendiliğinden ortadan kaldıracak bir eşikmiş gibi anlatılıyor. Oysa bu anlatı tehlikelidir. Çünkü siyasal çözüm toplumları kurtarmaz; toplumları sınar. Kim olduğunuzu, neye razı olduğunuzu ve neyi taşıyabileceğinizi açığa çıkarır.

Bu adada barışı, federasyonu ve siyasal eşitliği savunmak bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur. Bundan vazgeçilemez. Ama tam da bu yüzden şunu açıkça söylemek gerekir: Çözüm, toplumsal zaafları örtmez; onları görünür kılar. Güçlü bir toplum için fırsattır; zayıf bir toplum için hızlandırıcı bir çöküş mekanizmasıdır.

Asıl rahatsız edici soru şudur:
Biz çözümü istiyoruz; peki çözüm bizi istiyor mu?

Siyasal Statü, Toplumsal Yetersizliği Telafi Etmez

Uluslararası tanınmışlık, kurumsal entegrasyon, ekonomik açılımlar… Bunların hepsi önemlidir. Ama hiçbiri toplumsal kapasitenin yerine geçmez. Üretmeyen, kurumlarına güvenmeyen, hukuku içselleştirmemiş, etikle bağı zayıflamış bir toplum, hangi siyasal formülün içine girerse girsin savrulmaya mahkûmdur.

Burada acı bir gerçek var:
Eğer bir toplum........

© Kıbrıs Postası