Krizler çağında toplum, eğitim ve insan: Yönünü kaybeden toplumlar eğitimi de kaybeder |
Nasıl Bir Gelecek İstediğimize Karar Verdik mi?
Bir çağ değişirken, toplumlar iki şey yapar:
Ya değişimi okur ve kendini yeniden düşünür,
ya da olan biteni “geçici bir sarsıntı” sanıp eski alışkanlıklara tutunur.
Bugün yaşadığımız krizler, ikinci yolu seçen toplumların önüne bir duvar gibi çıkıyor. Çünkü bu krizler ne ani ne de geçici. İklimden siyasete, bilgiden teknolojiye uzanan bu tablo, bize tek bir şey söylüyor:
Dünya artık eski sorularla yönetilemez.
Her yıl Ocak ayında, dünyanın nabzını tutan World Economic Forum raporları bu gerçeği tekrar tekrar hatırlatıyor. Bu raporlar tek başına geleceği belirlemiyor; ama geleceğin hangi yönden geldiğini açıkça gösteriyor. Son birkaç yıla bakıldığında tablo net: riskler azalmıyor, çeşitleniyor; çeşitlendikçe de toplumların yön duygusunu zayıflatıyor.
Ve yönünü kaybeden bir toplum, önce ortak dilini, sonra da ortak geleceğini kaybeder.
Krizler Neden Önce Toplumu Sarsar?
Kriz dediğimiz şey yalnızca ekonomik bir daralma ya da siyasi bir gerilim değildir. Asıl kriz, toplumun “Biz kimiz, nereye gidiyoruz?” sorusuna cevap verememesiyle........