Kim kuzu kim kurt... Mesele bu... |
Şu çözüm meselesini düşünüyorum kaç gündür. Türkiye ile Yunanistan belki balayı yaşıyorlar ancak Kıbrıs’ta taraflar ne yazık ki bu havada değiller. Neyse ki buluşmaya başladılar, başladılar ama buluşmalar sonuçsuz kalıyor. Örneğin yeni kapı açma meselesi vardı anlaşılan onda da netlik yok. Yani taraflar buluşuyor bir şeyler konuşuyorlar ama dişe dokunur bir gelişme yok. Anlıyoruz ki bu görüşmeler boşuna. Diyorlar ki diyalog hiç yoktan iyidir, iyidir de sonuç? Sonuç yok. Konuşuyorlar buluşuyorlar başka da bir şey yok. Ama neyse bir sıfırdan büyüktür deyip teselli bulalım.
Holguin adaya geldi ve liderlerle bir araya geldi. Dün ara bölgede üçlü görüşmede vardı. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman verimli diyemeyiz ama yararlı bir görüşme oldu diyebildi. Her zaman olduğu gibi açılması muhtemele kapılar görüşüldü. Aracısız bir araya gelmeler konuşuldu. O kadar. 5 1 görüşme zemini de şimdilik yok.
Tek kurtuluşu çözüm müdür bu ülkenin diye kendi kendime soruyorum, çoğu zaman da başka çıkış kapısı göremiyorum aslında ama diğer yandan can alıcı soru aklımda uyanıyor; Rumlarla çözüm ama nasıl?
Özet şudur aslında: "Rumlarla kurduğunuz iyi dostluklar 'ben de varım bu adada' dediğiniz anda bitiyor."
Rumların kendi meclislerinden ELAM terör örgütünün baskısıyla geçirdiği ve okullarda kutlama kararı aldığı Enosis'in gerçekleşmesi için vakti zamanında yaptığı plebisitin yıl dönümü artık her yıl anılacak. Tabii bu karar özellikle Türk tarafında ciddi tepkiye neden olmuştu hatırlıyorum. Rumlarla çözüm arayışında olmak adeta iyileşmesi için yaraya ilaç sürülmesi yerine tuz basmaya benziyor. Yani hem........