menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Önemli bir tarih – 23 Nisan

1 0
latest

23 Nisan Kıbrıslıtürklerin tarihine kazınmış çok önemli bir tarihtir.

16 Ağustos 1960 tarihinde yayın hayatına başlayan Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Ayhan Hikmet ve Muzaffer Gürkan, 23 Nisan 1962 tarihinde kurşunlanarak katledilmişlerdi.

Her ikisi de avukat olan bu iki cesur, aydın insanın suçu yaşamlarını barışa adamak ve Kıbrıs’ta iki toplumun yakınlaşmasını önlemeye çalışanları ifşa etme çabaları idi.

Karanlık güçlerin kol gezdiği, kişilerin sol görüşlü oldukları için acımasızca öldürüldüğü yıllardı o yıllar. Çok sevdikleri ülkelerini terk etmek zorunda kalıp özellikle İngiltere’ye göç etmeye zorlanmıştı birçok sol görüşlü kişiler.

Cumhuriyet Gazetesinin, Bayraktar ve Ömerge camilerine bomba koyan kişinin açıklanacağını içeren sayısının çıktığı günün gecesi Hikmet ve Gürkan kurşunlanarak öldürülür. Gürkan 38, Hikmet ise 33 yaşında idi.

23 Nisan, Kıbrıslıtürklerin tarihinde bir kara leke olarak ebediyen kalmaya mahkûmdur.

Bir başka önemli gün yaşandı 23 Nisan tarihinde. Bu kez Kıbrıslıtürkleri, Kıbrıslırumları, tüm Kıbrıslıları olumlu olarak etkileyen bir olay. En azından önceleri öyle idi.

Esasında Kıbrıslı Türkler’in 1974 yılına kadar Rum bölgelerine geçişi serbestti. O yıldan 2003 yılına kadar geçiş yasaklanmıştı.

Hatırlarım, 14,15 yaşlarında arkadaşlarımla bisikletlerimizle Lokmacı Barikatından kimlik göstermeden geçip Uzun Yol’da gezmeye gider, British Council binasındaki kütüphanede Kıbrıslırum öğrencilerle bir arada İngilizce kitap okur, İngilizcemizi geliştirmeye çabalardık.

2003 yılında iki toplumun karşılıklı geçişleri için kapılar açıldı. Bu, çözüm süreci için çok olumlu bir karar oldu. Ancak çözümün kapıların açılmasından kısa bir süre sonra gerçekleşeceği umudu çok geçmeden balon gibi söndü.

Bunda en büyük etken Kıbrıslırumların 24 Nisan 2004 yılında Annan Planı Referandumuna “Hayır” demeleri idi.

Yine de karşılıklı geçişler iki toplumun yakınlaşmasında büyük rol oynadı. Ancak şu an gelinen aşamada Kıbrıs’ta çözüm giderek uzaklaşmaktadır.

İlkokul çağlarında birkaç ay evvel başlardı tören hazırlıkları 23 Nisan için. 1923 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulmuştu o gün.

Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği gün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanıyor.

Biz de Kıbrıs’ta törenler için özel olarak dikilmiş, pırıl pırıl elbiselerimizi giyer, çeşitli danslar oynar, şiirler söylerdik heyecan içinde. Radyolarda bütün gün marşlar çalar, milliyetçi şiirler okunurdu. Bugünlerde kutlamaların tören değil çocuk şenliği şeklinde yapılması çok olumlu.

Şimdilerde çocuklar bu günde siyasiler tarafından birkaç dakikalığına makam koltuklarına oturtulur, bir gün sonra barakalardan oluşmuş sınıflarına dönerler.

“Çocuk bayramı” kutlanan Türkiye’de çocukların çektiği çileler üzerine bir gazete paylaşımı:

“Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nin “2024 Yılında Türkiye'de Çocuk Olmak" başlıklı bir raporu yayımlandı. Türkiye'de çocuk olmanın, her geçen gün daha karmaşık sorunlarla mücadele etmeyi gerektirdiğine işaret edilen raporda “Çocuk haklarının ihlali, çocuk istismarı, yoksulluk ve eğitime erişim eşitsizliği gibi sorunlar, milyonlarca çocuğun hayatını doğrudan etkiliyor.” "Türkiye'de Çocuk Olmak"| Haberler

Bu da İngiltere halkını, ama özellikle ülkede yaşayan göçmen toplumları potansiyel olarak olumsuz etkileyen bir kutlama.

Üçüncü asırda şimdiki Türkiye’nin Kapadokya bölgesinde dünyaya gelen George Romalı bir askerdi. Hristiyan dinine geçerek Roma’nın otoritesine karşı geldiğinden idam edilir. 494 yılında Papa Gelasius tarafından aziz ilan edilir. Aziz George İngiltere dahil bazı ülkeler tarafından koruyucu aziz olarak kabul edilir. O yüzden bu ülkelerde 23 Nisan tarihinde St. Georges Günü kutlamaları yapılır. Esasında İngiltere ile hiçbir bağlantısı yoktur.

İngiltere’nin bayrağı Haçlı ordularının kullandığı St. George bayrağıdır. Şimdilerde bu bayrak aşırı sağ partilerin benimsediği, sahiplendiği için birçokları tarafından olumsuz bir simge olarak görülmektedir.

Bu bayrağı taşıyan partinin yüzlerce vahşi destekçisinin son zamanlarda yaptıkları mitinglerde sergilediği şiddet düşünüldüğünde göçmenler olarak endişeli olmamız anlaşılabilir. Çünkü söz konusu partinin, Reform’un gelen haftaki yerel seçimlerde birinci parti olarak çıkması bekleniyor.


© Kıbrıs Postası