Üzüm mü yesek, bağcıyı mı dövsek? |
Daha önceleri de denemesi yapıldı.
Kötü tecrübeler yaşandı, beklentiler olmadı.
Anayasa referandumu, hatta daha önceki denemeler de mecliste destek veren, çalışan, siyasi partilerden, milletvekillerinden, meclis dışında tam ters çalışmalar yapanların olduğu da biliniyor.
Onay verir, destekler gibi görünüp, sahada “hayır” kampanyası yürütenler.
Elbette bu kampanyanın için de sadece siyaset alanı yoktu, ancak her konuda olduğu gibi, bu konu da en başta siyasi amaçların kurbanı oldu.
Her konu, ama her konu, siyasetin gölgesinden çıkamıyor, amaç değil, araç oluyor, bu sebeple ülkede ilerleme adına, her ne yapılmak istense adeta bir karşıtlık duvarına tosluyor.
Eksiklikler ortaya atılarak, bütünden kopartılan konularla, detaylarda boğuluyor ve hiçbir şey değişmeden, eski anlayışla devam ediyor.
Yargının hataları, yanlı veya yanlış olduğu iddia edilen kararları da zaman zaman tartışılıyor.
Bu, çok ayrı bir konu.
Yargı, üzerinde kavga edilecek çim değil.
Yüksek mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ;
“Yargı reformu, siyaset üstü........