Ekonomide direnç: Tasarruf ve gelir birlikte şart
Savaş dönemleri, devletlerin sadece askeri değil ekonomik reflekslerini de ortaya koyar. Ancak bu süreçte yapılan en büyük hata, krizi yalnızca tasarrufla yönetmeye çalışmaktır. Oysa savaş ekonomisi; gelir üretme, kaynakları doğru yönlendirme ve toplumsal güveni ayakta tutma sanatıdır. Sadece kısmakla değil, doğru alanlarda büyütmekle ayakta kalınır.
Öncelikle net bir gerçek: Maaşı kısmak, ekonomiyi kısmaktır. Geliri baskıladığınız anda talep düşer, piyasa daralır ve üretim zayıflar. Bu nedenle savaş ekonomisinde temel yaklaşım, halkın cebine dokunmak değil, ekonominin damarlarını açık tutmaktır.
Bu noktada gelir getirici politikalar hayati önem taşır. Özellikle kısa vadede güçlü kaynak yaratabilecek alanlara yönelmek gerekir. Bunların başında yabancıların mal edinimi gelir. Doğru düzenlenmiş bir sistemle, tapu harçları, stopajlar ve işlem vergileri üzerinden ciddi bir kamu geliri elde edilebilir. Bu alan sadece bir satış politikası değil, aynı zamanda kontrollü bir sermaye giriş mekanizmasıdır.
Bununla birlikte muhaceret affı önemli bir ekonomik araçtır.........
