We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kendini de tüketmek?

3 1 7
28.02.2021

Habire eski yazı paylaşıyorum kusura bakılmasın ama bu memlekette gündem değişmiyor ki! Dönüp dönüp ayni yere geliyor. Son günlerde gündem olan yüzsüzlük üzerine bunları yeniden hatırlatmak gerekli diye düşündüm. Şimdi daha iyi anlaşılır umarım.

Doksanlı yıllarda Türkiye’den döndüğümde, (üçüncü dönüşümdü) o zaman üniversite yaşlarında olan oğullarım dikkatimi çekmişlerdi:

“Bu millet burada ne bulursa silip süpürüyor… Tüketilmeyen hiçbir şey yok! Tüketim toplumu mu bu?”

O zaman verdiğim cevapta, anlatmıştım ki: Batılı terminoloji ile her duyduğunuzu her yere ikame edemezsiniz. Bir defa “bilimsel doğru” görecelidir. Ve hele ondan sonra “doğru” sosyal bilimlerde “izafiyetin” kendisidir. Bırakın ülkeleri, ulusları, kıt’aları, her köyün ve belki de her ailenin kendi “sosyal gerçekleri” vardır, kendince! Bu bakımdan, Tüketim Toplumu denince, çılgınca tüketemeden önce, çılgınca da üreten; sonra da ürettiğini tüketen toplumlardan bahsedilir. Hiçbir şey üretmeden sadece tüketen bir topluluğu, o isimle adlandıramazsınız. Tüketim Toplumu, ABD’ye dersiniz, Japonya’ya dersiniz, G8‘lere dersiniz ama Etiyopya’ya diyemezsiniz! Ne üretiyor ki ne tüketecek?

Meta üretmiyorsunuz, amenna… Ama manevi değer de üretmiyorsunuz… Üretmeye cüret eden üç beş kişinin ürettiklerini de; sanat eseri olsun, bilgi olsun her neyse, süratle metalaştırıp, en erken........

© Kıbrıs Postası


Get it on Google Play