menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhurbaşkanı Erhürman’a yöneltilen eleştirilere analitik bir bakış

17 0
04.05.2026

Sn. Erhürman’a dozu giderek artan eleştirilere baktığımızda, ilginç bir şekilde Kıbrıslı Türklerin ne kadar marazi bir toplum olduğunu görürüz. Ferdi Sabit Soyer zamanında toplum olarak “Müslüm Gürses modundan Tarkan moduna” geçmemiz gerektiğini söylemişti; ancak Kıbrıslı Türklerin hemen hemen her kesiminde bir Müslüm Gürses modu yaygın bir şekilde devam etmektedir.

Ana Eleştiri Teması: “Erhürman ile Tatar Çok Benzeşiyor!”

Tufan Erhürman’ı elbette herkes eleştirebilir ve eleştirecektir. Ancak yapılan eleştirilerin birçoğunun siyasi analizden yoksun olup daha çok ‘etiketleme’ üzerine kurulu olduğunu görünce insanın bu konuda bir şeyler yazası geliyor. Erhürman’a sosyal medyada ve toplumun bir kesiminde yükselen eleştirilerin temel noktası, “Erhürman’ın Tatar ile çok benzeştiği” teması üzerine kuruludur.

Birinci Varyasyon: “Taksimci ve Milliyetçi” Kesimlerin Adamı Erhürman

Bu tema üzerine kurulu birinci eleştiri (birinci varyasyon), Tufan Erhürman’ın “milliyetçi ve taksimci çizgiye kaydığı” veya “taksimci kesimin hoşuna gidecek söylemlerde bulunduğu” iddiasıdır. Peki, Tufan Erhürman’ı taksimci veya milliyetçi kılan özellikleri ve söylemleri nelerdir? Bu hususta elle tutulur herhangi bir politik analiz yoktur. Sadece yoğun bir tepkisellik üzerinden Tufan Erhürman’ı etiketleme çabası vardır. Bu adreslenememiş öfke ve çaresizlik hâli içinde debelenmekten keyif almak, genel kültürümüzde de mevcuttur.

Örneğin Sn. Tufan Erhürman’ın bugüne kadar en çok vurguladığı husus, Kıbrıslı Türklerin 1960’tan beridir bu adada eşit ortak oldukları ve Rum tarafının Kıbrıslı Türkleri görmezden gelerek herhangi bir çözüme ulaşamayacağı noktasıdır. Ben bu demeçlerinde herhangi bir taksimcilik veya taksimciliğe yaranma çabası görmüyorum. Ancak bir insanın “milliyetçi ve taksimci” kesime fayda sağladığını iddia ediyorsanız, tam olarak hangi söylemlerle bunu yaptığını da izah etmek durumundasınızdır.

Elle tutulur tarihsel bir analiz yapmak isterseniz, Kıbrıslı Türklerin 1963 yılında azınlığa düşürülmesine günümüzde sadece taksimcilerin değil, siyasi eşitliği savunan federasyoncuların (Akıncı dâhil) da karşı çıktığını görmemiz gerekir diye düşünüyorum. Kıbrıslı Türklerin en geniş ortak paydası tam da burasıdır. Eğer Erhürman’ın Kıbrıslı Türklerin adadaki kurucu ortaklığını vurgulamasına taksimciler veya milliyetçiler de destek veriyorsa, bu Erhürman’ın otomatik olarak taksimci olduğu anlamına gelmez.

İkinci Varyasyon: N82 Tartışmasında Yaşanan “Eşitleme” Problemi

Şimdi ikinci eleştiriye gelelim. Son haftalarda Tufan Erhürman’ın Ersin Tatar’dan farkı olmadığı iddiası, N82’ler konusunda ikisinin de bir sonuç elde edememesi üzerinden yürütülmektedir. Sn. Senih Çavuşoğlu’nun en son Türkiye’ye alınmaması ve bunun üzerine Sn. Erhürman’ın “Türkiye yetkilileri ile bu konuyu görüştüm ama bana ne söylediklerini söyleyemem” açıklaması üzerine bu tema yeniden gündeme getirilmiştir.

Erhürman’ın bu sözleri üzerine, KKTC seçimlerini boykot etmeliyiz üzerinden yıllardır siyaset yapan ve ajitasyon yapmakta mahir olan bir arkadaşımız, “Sn. Erhürman’a bu memlekette hiçbir şey değişmez dediğimizde bize kızıyor, irade gösterirsek bir şeyler........

© Kıbrıs Postası