Kendine iyi bak, beni düşünme
“Kendine iyi bak, beni düşünme, su akar yatağını bulur.”
Bazı cümleler bir şarkının içinde geçip gider. Bazılarıysa insanın hayatının tam ortasına oturur.
Hepimizin çok iyi bildiği o söz vardır:
Su akar, yatağını bulur.
Ne kadar kolay söylüyoruz bunu.
Ama hayatın içindeyken suyun yatağını bulmasına pek de izin vermiyoruz.
İlişkileri tutmaya çalışıyoruz. İnsanları değiştirmeye çalışıyoruz. Biteni yeniden başlatmaya, gideni geri getirmeye, olmayana bir ihtimal daha yaratmaya çalışıyoruz.
Sonra adına sevgi diyoruz.
Oysa bazen sevgi tutmak değil, bırakabilmektir.
Ve belki daha da zoru, bıraktıktan sonra sürekli arkamıza bakmamaktır.
Çünkü insan yalnızca bir başkasını bırakmıyor.
Onunla kurduğu ihtimalleri de bırakıyor.
“Belki değişirdi…” “Biraz daha sabretseydim…” “Başka türlü davransaydım…” “Acaba şimdi ne yapıyor?”
Zihnimiz bitmiş bir hikâyenin alternatif sonlarını yazmaya devam ediyor.
Belki de bu yüzden bazı ayrılıklar gerçekleştiği gün bitmiyor.
İnsan hayatından çıkıyor ama zihnimizde yaşamaya devam ediyor.
İşte “beni düşünme” cümlesinin bana düşündürdüğü yer........
