We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Tecavüze toplumsal bir bakış

1 1 2
26.09.2021

Tecavüzün tarihi insanın tarihi kadar eskidir. Dil, din, ırk, kültür vb. ayrımı yapmaksızın her toplumda yaşanmaktadır. Ve her toplumda her zamanda belki de sayısında değişiklik olmadan yaşanmıştır. Son yıllarda basın yayın ve sosyal medyada paylaşımların artmış olması tecavüz olaylarının artışından değil; kadının toplumsal haklarının daha fazla olmasındandır. Çünkü tecavüze maruz kalan her kadın her toplumda her zaman teşhircilikle suçlanmıştır. Son zamanlarda insan haklarının gelişmiş ve gelişmeye çalışan toplumlarda uygulanmaya başlanması ile insan olma özgürlüğünü yaşamaya başlayan kadın tecavüz saldırısı sonrası yasal yollardan hakkını aramaya başladığından bu kadar sayısı artmış gibi görülmektedir. Belki de gerçekte sayı artmamış hatta aksine azalmış bile olabilir. Bu anlamda tecavüzü incelemek istersek; toplumsal olarak değil daha çok insan cinsinin iki türü olan kadın ve erkek olarak ele almak çok daha doğru olacaktır. Çünkü tecavüzün, zaman ve toplum olarak bir farklılığı bulunmamaktadır. Kadın ve erkek cinsiyeti arasında bir tarafın istememesi diğer tarafın ise zor kullanarak tek taraflı cinsel haz alması olarak tanımlanan tecavüz; bu iki cins arasında çok büyük çoğunlukla erkek tarafından yapılan bir eylem olarak görülmektedir. O kadar büyük bir çoğunluktur ki tecavüz kavramı geçince her zihin erkek cinsiyeti tarafından yapılan bir eylem olduğunu düşünmektedir. Üstelik bu erkek cinsiyeti sadece kadına değil çocuklara da cinsel haz alabilmek için tecavüz etmektedir.
İşte buradan şu sonuç büyük bir gerçeklikle ortaya çıkmaktadır. Tecavüz olayını toplumda ya da zamanda kadında ya da çocukta aramak büyük bir yanılgı yaşatabilmektedir. Tecavüzü erkek cinsiyetinin cinselliğe yaklaşımı olarak ele almamız çok daha doğru olacaktır. Erkeğin cinselliğe yaklaşımını anlamak için ise........

© Kıbrıs Gazetesi


Get it on Google Play