Yeni yıl yeni umutlar…

2025 yılını geride bırakıp 2026’ya adım atmamıza artık sayılı saatler kaldı. Sevinçleri ve hüzünleriyle, acı tatlı hatıralarıyla bir yılı daha tarih sayfalarına devrediyoruz. Hayatımızdaki her yeni gelişmenin bizlerde taze umutlar yeşerttiği gibi, 2026 yılı da şimdiden yepyeni beklentilere kapı aralamaktadır. Bu vesileyle öncelikle tüm okurlarımızın yeni yılını kutluyor; 2026’nın sağlık, huzur ve refah dolu günler getirmesini temenni ediyorum.
Maalesef 2025 yılı boyunca küresel gündem, ağırlıklı olarak savaşların, çatışmaların ve terör olaylarının gölgesinde kaldı. Devam eden Ukrayna-Rusya savaşında, İsrail’in Gazze ile Lübnan’a yönelik saldırılarında ve terör örgütlerinin dünyanın çeşitli bölgelerindeki insanlık dışı eylemlerinde binlerce masum insan, kadın ve çocuk yaşamını yitirdi.
Görüyoruz ki Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi’ni oluşturan ülkeler, sorun çözen ve adaleti tesis eden yapılar olmak yerine; bizzat sorun üreten, hak ve hakkaniyeti zedeleyen aktörler haline gelmiştir. Bu durum, uluslararası mekanizmaların çatışmaları önleme ve diyaloğu sağlama konusundaki işlevini tamamen yitirmesine neden olmuştur.
Uluslararası alanda tek kutuplu dünya düzeninden, çok kutuplu dünya düzenine geçişin etkileri iyiden iyiye kendisini hissettirmektedir. Dünya düzeni, tek kutuplu yapıdan çok kutuplu bir yapıya geçiş sürecindedir ve bu dönüşümün etkileri giderek belirginleşmektedir. Çok kutuplu uluslararası sistemin hangi temeller üzerine inşa edileceği sorusu, bu yeni dönemin en kritik meselelerinden biridir.
Kıbrıs meselesinde ise Rum tarafının, 4 Mart 1964 tarih 186 sayılı kararına dayanarak ortak Kıbrıs Cumhuriyetini gasp edip üniter Rum devletine dönüştürerek kendine sağladığı konfor alanını kaybetmemek adına takındığı uzlaşmaz tutumu sebebiyle, akla,........

© Kıbrıs Gazetesi