Küresel enerji satrancı: “Destansı öfke”, Hürmüz darboğazı ve Güney Kıbrıs’taki hamleler – 2 |
Bir önceki yazımda da belirttiğim üzere, Şubat ayı sonunda Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından İran’a yönelik olarak başlatılan “Destansı Öfke Operasyonu” (Operation Epic Fury), artık yalnızca bölgesel bir çatışma olmaktan çıkarak tam anlamıyla küresel bir kriz ve kaotik bir hâl almıştır. Başlangıçta hava saldırılarıyla sınırlı kalacağı öngörülen bu operasyonun, bugün küresel enerji piyasalarını derinden sarsan bir kara harekâtına dönüşmek üzere olduğu görülmektedir.
ABD Başkanı Trump’ın, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde koşulsuz olarak açmaması durumunda elektrik santralleri dâhil tüm enerji altyapısının yerle bir edileceğini açıklaması, krizin geldiği korkunç boyutu gözler önüne sermektedir. Görünen o ki ABD’nin asıl hedefi sadece boğazı trafiğe açmak değil; Hark Adası gibi kritik enerji tesislerini de fiilen ele geçirerek küresel enerji piyasalarının kontrolünü tamamen kendi tekeline almaktır.
Hürmüz Boğazı: Küresel şah damarı
ABD’nin bu kadar agresifleşmesinin ve dünyayı ateşe atmasının temelinde ise Hürmüz Boğazı’nın eşsiz jeopolitik ve ekonomik matematiği yatmaktadır. Coğrafi olarak Umman ile İran arasında yer alan ve en dar noktasında sadece 33 kilometre genişliğinde olan bu boğazın, seyrüsefer yapılan güvenli koridoru yalnızca 3 kilometredir. Bu fiziksel darlık, Hürmüz’ü askerî olarak kapatılması en kolay, ancak temizlenmesi ve güvenli hâle getirilmesi en zor “darboğaz” yapmaktadır.
Hürmüz Boğazı, dünyada deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık %-30’unun........