menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ercan’ın radarı ve Güney’in sessiz devri

8 0
28.08.2026

İki gündür bu sütunda KKTC’deki Türk askerinin hedef tarifi içine yerleştirilmesini ve Ebu Zuhur’da gece yarısı yaşananları yazdım. Üçüncü ayak adanın kendisi. 17 Nisan 2026 tarihli “Doğu Akdeniz’de jeopolitik savrulma” başlıklı yazımda, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Yunanistan-Rum yönetimi-İsrail üçlüsünü “çok yakın radarımızda” tuttuklarına ilişkin sözlerine değinmiştim. Dört ay sonra radar tartışması tersinden karşımıza çıktı…

19 Ağustos’ta Somali’den Türkiye’ye dönen A400M askerî nakliye uçağı ile Belfast-Larnaka seferini yapan İngiliz sivil uçağının rotaları Ercan Tavsiyeli Hava Sahası içinde kesişti. Mete Tümerkan’ın aktardığı teknik bilgilere göre Ercan Hava Trafik Kontrol Merkezi yaklaşan sivil uçağı Türk mürettebata önceden bildirdi, Türk pilotlar uçağı görsel olarak takip etti, geçiş 1.300 feet dikey ve 2 deniz mili yatay ayrım korunarak tamamlandı.

Aynı aktarımda, olayın ardından İngiliz hava yolu şirketinin herhangi bir Trafik Uyarı ve Çarpışma Önleme Sistemi (TCAS) raporu düzenlemediği belirtiliyor. Kamuya açık kaynaklarda, olayın bir TCAS uyarısına dönüştüğünü gösteren bağımsız teknik kayıt da yok. Buna karşın hadise Rum ve Yunan basınında “çarpışma tehlikesi” başlığıyla servis edildi. Gazetemizin Genel Koordinatörü ve Genel Yayın Yönetmeni Mete Tümerkan’ın isabetle yazdığı gibi, haber yapılan olayın kendisi değil milliyetiydi.

Şikago Sözleşmesi’nin Hava Trafik Hizmetleri başlıklı 11 No’lu eki, komşu hava trafik hizmet birimleri arasında doğrudan ve süratli haberleşmeye özel önem verir. Kıbrıs üzerindeki siyasi ihtilaf, hava sahasının hukuki statüsüne dair tartışmayı elbette ortadan kaldırmıyor. Ne var ki o tartışma, Ercan’da fiilen mevcut radar ve trafik bilgisinin uçuş emniyeti için kullanılmasının önemini azaltmaz. Uçuş emniyeti gerçekten önemseniyorsa yapılacak iş manşet atmak........

© Kıbrıs Gazetesi