Savaş nedeniyle Ada’nın her iki yakasında savunmaya odaklanıldı

Bugün savaşın 28. günü. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılar 28. gününde. Gazze ve Batı Şeriya’da yaşanan insan kıyımı yetmezmiş gibi, İran’da, Lübnan’da ve bölgedeki diğer ülkelerde savaş mağdurlarının sayısı giderek artıyor. Hele İsrail’in, Lübnan’ı işgale yönelik adımlarına paralel olarak ülke halkının can kayıplarına uğraması, bombalanan evlerini terk etmek zorunda kalması ve göçmen durumuna düşmesi yürekler acısıdır.

Orta Doğu’daki savaş nedeniyle Rum yönetimi Yunan savaş uçakları ve savaş gemilerinin bir süre daha Güney Kıbrıs’ta kalmalarını istedi. Rum Savunma Bakanı Vasilis Palmas ile Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın Atina’da bir araya geldiği ve son gelişmelerle ilgili Güney Kıbrıs’ın savunmasını güçlendirme ve aynı zamanda anti – drone temin etmesine ilgi gösterildiği belirtildi.

Bu arada Rum Yönetimi başkanı Nikos Hristodulidis her zamanki gibi Türk askeri varlığının kendileri açısından önemli bir güvenlik meselesi olduğunu yineledi. Hristodulidis, AB dayanışmasının ilk kez sözde değil, özde görüldüğünü, bunun çok önemli olduğunu ifade etti. Rum lider, AB’nin Kıbrıs’ın güvenliğiyle ilgili kaygıda en iyi emniyet subabı olduğunu gösterdiğini söyledi.

Hristodulidis ayrıca yine Yeşil Hat’ta Rum mevzileri yanında bulunan varillere giderek Güney’i ziyaret eden bazı liderleri de oraya götürdü ve o noktadan KKTC’yi göstererek ‘Türk istilasını’, ‘işgalini’ yeniden gündeme taşıdı.

Çok ilginçtir, bölgede savaş devam ederken, Rum tarafının yakın dostlarından Fransa ile Güney Kıbrıs deniz kuvvetleri askerlerinin ortak çıkarma tatbikatı yapmasını nasıl değerlendirmek gerek?

Rum basını, tatbikatın Fransız uçak gemisi Charles de Gaulle ile ona refakat eden savaş gemilerinin Güney Kıbrıs açıklarında bulunduğu bir dönemde yapılmasına dikkat çekti.

Bulunduğumuz coğrafyada Yunan Savunma Bakanı Dendias’ın, Güney Kıbrıs’ın savunmasıyla yakından ilgilendiği bir dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulisi Akar’ın KKTC’ye gelmesi anlamlıdır. Akar, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve huzuru için gereken tüm tedbirlerin alındığını ifadeyle “İster uçak olsun, ister savunma unsurları olsun, hepsi gerekli yerlerini aldı” dedi.

Karpaz’da görülen askeri konvoylar ve askeri hareketlilikle ilgili bir soru üzerine Akar, savunma ve güvenlik meselesinin takip ve tedbir meselesi olduğunu belirtti. Akar, taktik düzeyinde hareketliliklerin olabileceğini söyleyerek, Türkiye’nin Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Ege’de hiçbir şekilde haklarını çiğnetmediğini ve çiğnetmeyeceğini vurguladı.

Savaşın şiddetini artırarak devam ettiği bölgemizde iki garantör ülkenin Ada’da savunmaya verdikleri önem gelişmelerden iyice anlaşılırken, Kıbrıs Türk’ünün Türkiye’nin güvencesinde olması halkımız için en sağlam garantidir.

Kıbrıs Türk halkı bir değerini daha yitirdi: Recep Ali Gürler

Kıbrıs Türk halkı son günlerde bir biri ardına önemli şahsiyetlerini yitirmenin üzüntüsü içerisindedir. Dün de kıymetli hukukçularımızdan, emekli Güzelyurt Kaza Mahkemesi Başkanı, Ulusal Birlik Partisi eski Yönetim Kurulu Üyesi ve Meclis Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan, aynı zamanda eski Erenköy Mücahitleri’nden Recep Ali Gürler hayatını kaybetti.

Emekli Polis Genel Müdürü Pervin Gürler’in eşi olan Recep Ali Gürler için bugün Cumhuriyet Meclisi’nde bir tören düzenlenecek ardından Lefkoşa’da toprağa verilecek. Yayınlanan bildirilerde Recep Ali Gürler’in topluma verdiği hizmetlerden önemle söz edilirken, bu hizmetlerin unutulmayacağı ifade edildi.

Pervin Hanım ve eşi Recep Ali Gürler ile iki buçuk ay kadar önce Lefkoşa’da Nalbantoğlu Hastanesi’nin Onkoloji bölümünde birlikte uzun boylu sohbet etmiştim. Gürler ile içinde bulunduğumuz durum, mahkemelerde suç dosyalarının kabarması ve alınması gereken önlemler ayrıca çeşitli konularda görüş alışverişinde bulunmuştum. Toplumun yetiştirdiği değerlerden biriydi. Allah gani gani rahmet eylesin, sevgili eşi Pervin Gürler, ailesi ve tüm sevenlerinin başı sağ olsun.


© Kıbrıs Gazetesi