Çözümün önünde tek ve en büyük engel: Zihniyet |
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı ve tüm şiddetiyle devam eden saldırılarla birlikte yer alan gelişmeler, Kıbrıs sorunuyla ilgili yeni bir durum yaratıyor. Bazı Rum yetkililer söz konuşu gelişmelerin Rum tarafının hanesine ‘3 artı’ kattığını öne sürüyorlar.
Fileleftheros gazetesinin analiz haberinde, savaşın yeni dengeler ve ihtiyaçlar yarattığı yazıldı. Gazeteye göre; güvenlik konusunda Güney Kıbrıs’ı da ilgilendiren yeni olgular gelişti. Rum yönetimi İngiliz üssü Ağrotur’a yönelik İHA saldırısı sonrasında Yunanistan, Fransa, İspanya, İtalya ve Hollanda’nın Güney Kıbrıs’a gönderdiği askeri gücü kendi savunmasını güçlendirme çabalarıyla birlikte ‘ülke güvenliğinin garantörü’ olarak görüyor.
Nisan ayında Güney Kıbrıs’ta yapılacak olan gayri resmi Avrupa Konseyi toplantısında tehlikede olan bir üye devlete ne zaman ve nasıl destek verileceği açıklığa kavuşturulacak.
Bu gelişmeler ışığında Rum Savunma Bakanının askeri atış poligonunda silahlarla poz vermesi, atış yapması ve “Silahları iyi kullanın” demesi dikkat çekici. Bu arada silah eğitimden sonra, Güney Kıbrıs’a giden gemileri ziyaret edip kutsama yapan Başpiskopos Yorgo (George) “Yunan milleti, Kıbrıs’ın bu parçasını asla gözden çıkartmayacaktır” dedi. Başpiskopos, Kıbrıs’ın (Türkiye’den) kurtuluşuna kadar Yunan savaş gemilerinin Kıbrıs’ta kalmasını ve gelişlerinin yoğun biçimde devam etmesini diledi.
Daha yazılacak çok şey var. Gerçek olan, Ağrotur’a İHA atılmasıyla Rum tarafının aynı zamanda Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanı olarak, AB’ye çağrısı ve bazı ülkelerin savaş gemilerinin Kıbrıs dolaylarına yığması… Aynı zamanda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Ursula von der Leyen’in sözleri Rum yönetiminin göğsünü kabartmadı değil.
Havalara bakın! Başpiskopos Yorgo, Yunan milleti Kıbrıs’ın bir parçasının (Türkiye’den) kurtuluşuna kadar Yunan savaş gemilerinin Kıbrıs’ta kalmasını ve yoğun bir şekilde gelişmelerin devam etmesini diledi.
Karşımızdaki unsurun derdi imanı Ada’nın Yunan olduğu iddiasını herkese kabul ettirmek. Son gelişmeler Rum tarafında bazı çevrelerin daha da azıttığını göstermektedir. Güney’de her şey kiliseden sorulduğuna göre papazların bu şekilde halkı Türklere ve Türkiye’ye karşı kışkırtıcı konuşmalar yapmasını da beklemek gayet doğaldır. Onların nutukları sayesinde nerdeyse Kıbrıs’ta Türklere ait bir santim bile toprak bulunmaz olacaktır. Sanki de Kıbrıs’ın tapusu tümden kendilerine aitmiş, dedelerinden kalma mirasmış gibi konuşuyor, atıp tutuyorlar. Halbuki bu Adada onlardan önce bir Türk topluluğu olduğu tarih sayfalarında bulunmaktadır. Bir başka deyişle Türkler bu Adada en az kendileri kadar hak sahibidir ve burayı vatan olarak bilmektedir.
Not: Değerli arkadaşım Erdoğan Saraçoğlu ile ilgili yazımı yarın bu sütunda bulacaksınız.
Fatma Ceylan bugün defnediliyor
Lefkoşa’nın sevilen, iyi insanlarından Fatma Ceylan’ın bugün Lefkoşa’da toprağa verileceği, tüm dost akraba ve sevenlerine üzüntüyle duyuruldu. Sevgili eşi Ali Ceylan, oğulları Cumhur, İbrahim, Mustafa Ceylan, gelinleri ve torunları, “Acımız sonsuzdur. Yokluğuna asla alışamayacağız. Yattığı yer nur, mekanı cennet olsun” dediler.