1 Rum’u mağaradan almak için Denktaş ve Kliridis de Karpaz’a gitmişlerdi

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in ara bölgede baş başa bir buçuk saat süren görüşmenin samimi ve yararlı olduğu açıklandı. Bu, iki liderin baş başa ilk görüşmesi oldu. Görüşmede ağırlıklı olarak güven yaratıcı önlemler üzerinde duruldu.

Karpaz’a Kıbrıslı Rum öğrencilerin öğrenim gördüğü okula yapacağı ziyarete de değinen Erhürman, bu ziyaretin herhangi bir talep üzerine değil, kendi programı kapsamında gerçekleştirileceğini söyledi. Erhürman, Karpaz’daki okulun yanı sıra, Recep Tayyip Erdoğan Ortaokulu’nu da ziyaret edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı yerinde inceleme yaparak, varsa sorunların çözümü için adım atacaklarını ifade etti. Ayrıca bu konunun Güney Kıbrıs’ta yaşayan Kıbrıslı Türk öğrencilerin eğitimine ilişkin yaşanan sorunlarla paralellik taşıdığına dikkat çekti.

Kapılar konusunda ise Erhürman, Haspolat önerisinin her iki toplumun da kullanabileceği bir geçiş noktası olacağını söyledi.

Dipkarpaz’da Rumların ilk ve ortaokulu olmasına rağmen, Kıbrıslı Türklerin Güney’de yoğun olarak yaşadığı Limasol’da (Leymosun) bir Türk ilkokulunun bile bulunmaması zaman zaman gündeme gelmekte ise de, bu konuda her hangi bir değişiklik yoktur. Orada ki Türk ailelerin çocukları Rumca öğrenmekte, Rumların örf ve adetleri ve yaşam tarzlarını örnek almaktadırlar. Yıllar geçmesine rağmen, Dipkarpaz’da Rum çocuklarının ilk ve ortaokulu olmasına karşın, Leymosu’nda bir Türk ilkokulunun olmaması düşündürücüdür.

Erhürman ile Hristodulidis’in Karpaz ziyareti beni yıllar öncesine götürdü. Dönemin Rum Yönetimi Başkanı GlafkosKliridis o gün Rauf Denktaş’ın Köşklüçiftlik’teki evine geldiğinde görüşme için gelmemişti. O zaman iki taraf arasındaki görüşmeler haftada bir Denktaş’ın, birde Kliridis’in evinde yapılırdı. Bu hafta Denktaş’ın evinde ise, önümüzdeki hafta Lefkoşa’nın Rum kesiminde Kliridis’in evinde olurdu.

Ancak o gün bir anormallik görünümü vardı. Denktaş’la Kliridis aynı arabaya binerek ‘ver elini Karpaz’ dercesine gaza basmışlardı. Meğer ünlü bir EOKA’cı, Kıbrıs’ta Barış Harekâtı gerçekleştikten sonra Karpaz’ın dağlarında bir mağaraya gizlenmiş, orayı kendisine mesken tutmuştu. Bazı köylüler kendisine gizlice yemek götürür ve yemek ihtiyacını giderirdi.

Kliridis eliyle koymuş gibi mağarayı bulamazdı. Bu konuda yeri bilen köylüler kendisine yardımcı olmuşlardı. Mağaraya yaklaşan ve kendisine yüksek sesle ismini çağıran Kliridis, Denktaş’la birlikte Rum’un mağaradan çıkmasını beklemişlerdi. Herhalde Rum’un da önceden bilgisi olmuş ki, saçı sakalı bir birine karışmış vaziyette kayaların arasından kıvrılarak mağaradan çıkıvermiş ve Kliridis’le kucaklaşmış, Denktaş’la tokalaşmıştı.

Allah rahmet eylesin, Denktaş bana bu olayı anlatırken, “Yahu o şişmanca adamın mağaranın o dar girişinden nasıl da yılan gibi kıvrılarak çıktığına hayret ettim.” demişti.

Necipoğlu–Kambur–Oytun

Birçok değerlerimizi kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Tanınmış iş insanlarımızdan, yardımseverliği ile bilinen Cahit Necipoğlu’nun vefatı, ailesi ve sevenleri arasında büyük üzüntü yarattı. Lefkoşa’da defnedildi. Kemal Kambur ise Girne’nin sevilen ve sayılan çınarıydı. TMT saflarında, Boğaz Sancağı’nda görev yapmıştı. 1974 sonrasında Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nda takım ve bölük komutanlığı görevlerinde bulunan emekli Yüzbaşı Kemal Kambur Zeytinlik’te toprağa verildi. Orhan Oytun ise uzun yıllar Çetinkaya’da futbol oynamış, dürüst bir kişiydi. Sarı – kırmızılı camiada iz bırakan Oytun, sahadaki centilmence mücadeleci futbolu, disiplini ve karakteriyle herkesin gönlünde yer etmişti. Lefkoşa’da defnedildi. Ruhları şad olsun.


© Kıbrıs Gazetesi