Toplumsal hafıza hurafelerle dolduruluyor
Yazmak ve uyarmak şart olmuştur: Toplumsal tarihimizi yerel bir eğitim dalı olarak ele alıp yeni nesillerimize okutmaz ve öğretmezsek toplumsal hafızamız saçma sapan bir hurafeler batağına dönüşecek, ya da dönüştürülecek… Sosyal medyanın olanakları da kullanılarak yaygın bir bilgi kirliliği almış başını gitmektedir… Nelere hayretle tanık olmuyoruz ki bu kirli platformda… Buna örnekleme olarak hangi bir hurafeyi göstereyim ki? 1963’te Kıbrıs Türkü’nün kurucu ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’ni bırakıp gittiğini mi? Dönemin TC Başbakanı İsmet İnönü’nün uyarılarına karşın keyfi biçimde terk edilen ortaklık devletine dönülmediğini mi? EOKA’cıların bağımsızlık mücadelecisi olduklarını mı? EOKA’nın hiçbir Kıbrıs Türkü’ne dokunmadığını mı? Kıbrıs sorununun 1974’de Türkiye’nin adaya askeri müdahalesi ile başladığını mı? 1974’ten önce Türklerle Rumların bu adada kardeşçe ve barış içinde yaşadıklarını mı?Kıbrıslı Türklerin sahte devletlerini güçlendirmek için köylerinden ve mahallelerinden TMT tarafından zorla göç ettirildiğini mi? AKEL’in ENOSİS karşıtı, barış ve çözüm yanlısı, Türk dostu bir Rum partisi olduğunu mu? Türklerin Anadolu’dan göçerken Kıbrıs’a folklorunu getirmeyip oralarda bıraktığını ve “Kıbrıslı milletine katıldığını mı? Yoksa Mehmet Ali Akpınar’ın “en güzel sütlü börekleri yapan” ünlü tatlıcımız olduğuna mı? Örneklemeleri bilinç ve duyarlılık sahibi olanlarımız uzun bir liste halinde sürdürebilirler tabii ki… * Temmuz’un 8’inde yine ölüm........
