Osman Örek ve anılarım

Ahmet Becerikli’nin şimdilerde unutulmuş olan o otantik şarkısının üç öznesinden biri idi… “Osman Örek, Doktor Küçük, Rauf Denktaş / Anlaştılar üç arkadaş / Uğraştılar gardaş gardaş.” *** Tarihi gerçeğin ta kendisidir ki, varoluş mücadelemizin üç siyasal kahramanından biri olarak, en kritik dönemin lider kadrosundandır Osman Örek… Onun ölüm yılında doğanlar şimdi 27 yaşındadırlar… Ve onun siyasetteki ve mücadeledeki etkin dönemini hatırlayanların ya da tanık olup bilenlerin çoğu da yaşama çoktan veda etmiştir… Genç neslin Osman Örek gerçeğini ikonik dönem fotoğraflarında da görmesi mümkündür… Tarihimizin ünlü üçlüsünü tarihi anlarda birlikte gösteren pek çok siyah – beyaz ve oldukça anlamlı fotoğraf vardır… Bunların içinde en ünlü ve en yaygın olanı ise 15 Kasım 1983’de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilan edildiği gün, coşkulu muazzam kalabalık önünde Cumhuriyet Meclisi balkonunda çekilen o fotoğraftır… Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Dr. Fazıl Küçük ve Osman Örek bu fotoğrafta yüzlerindeki mutlu ifadeyle tarihe onur ve mutlulukla ve hem de el ele, gönül birliğiyle gülümsemektedirler… Dr. Fazıl Küçük tarih olan bu fotoğrafın çekilmesinden birkaç ay sonra yaşama veda edecekti… Zaten o gün de ağır hasta idi… Özcan Özcanhan ile Ahmet Akar’ın koltuklamasında Meclise kadar ta “Halkın Sesi” binasından yürümüştü…

Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden çetin yolda silinmez ayak izleri bulunan üçlü lider kadrosundan Osman Örek’in bugün 27’nci ölüm yıldönümü… Özgeçmişi hakkında ayrıntılı bilgiler medyamızda yine yerini almıştır… Ben burada o satır satır bilinen resmi tarih ürünü özgeçmişi yinelemek yerine Osman Örek’le olan bazı anılarımı paylaşmak istedim bugün… *** Benim onunla tanışmam, kısa ömürlü Kıbrıs ortaklık cumhuriyetinin son yılı olan 1963’dedir… O yılın yaz aylarında okulu bitirmiştim…  Zaten içinde amatörce faal olduğum basında görev almam zor olmamıştı… 1963’ün yazında “Bozkurt” gazetesinde çalışmaya başladığımda Osman Örek ortaklık cumhuriyetinin üç Türk bakanından biriydi… Doktor Niyazi Manyera Sağlık Bakanı, hukukçu Fazıl Plümer Tarım Bakanı, hukukçu Osman Örek de Savunma Bakanı idi… Profesyonel göreve başlarken, beni eğitenlerden biri olan gazete dış işler muhabiri Kemal Aşık abimiz, bilgi almak için Osman Örek’i makamında ziyaret ederken beni de yanına alırdı… Her ziyaretimizde Osman Bey’in, tavrındaki tedirginlikle  hükümette işlerin iyi gitmediğinden yakınması, o günlerden aklımda kalan unutulmaz vurgulardır… Nitekim o yılın Aralık ayında Kanlı Noel gelip çatacak ve iyi gitmeyen işler Türk halkının  kurucu ortağı olduğu bu talihsiz Cumhuriyetten Akritas Planı’nda öngörüldüğü şekliyle, yani “silah zoruyla” kovulması noktasına varacaktı… *** Osman Örek’le esas yakınlaşma günlerim 1963’ten sonra kurulan Türk yönetimlerinin değişmez Dışişleri ve Savunma Bakanı olduğu dönemdedir…  Gazetenin, Örek’in basın toplantılarını ve açıklamalarını izleyen görevli  muhabiri idim.. Sayın Bakanın bu bağlamdaki etkinliği de çok sık ve yoğun idi… Ayrıca her haftanın Çarşamba gününde Örek’in bir grup gazeteci yazara düzenlediği aydınlatma brifingleri vardı… Bu brifinglerin görevli ve davetli müdavimi idim… Örek’in o dönem sekreterliğini, harika donanımı ve insan ilişkileriyle Işın Ramadan Cemil yapmaktaydı… Katıldığım her brifing, fakültede ders alma niteliğinde aydınlatıcı ve bilinçlendirici idi… Tedristen geçmek gibi idi… Osman Örek, DAÜ’deki öğretim üyeliğinden çok önce, fakültesini kendi bakanlığında, o mütevazı binada oluşturmuştu işte… Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın bir Çarşamba günü düzenlediği basın toplantısına biraz geç gidince mazeretimi belirttim… Denktaş’ın bana dediği şu oldu: “Hiç kaçırmayın bu brifingleri. Osman Bey yürüyen kütüphanemizdir…” *** Yıl 1978…İki yıldır bürokrasideyim… Görev yerim KTFD Başbakanlığı… Kaderde Osman Örek’in basın danışmanlığını yapmak da varmış… Başkanlık sisteminden parlamenter sisteme geçildiğinde Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilk başbakanı olan şahane insan Nejat Konuk, kırılgan bir mizaca sahipti… Yine kırıcı bir yaşanmışlığında Başbakanlıktan istifa edince Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş yeni hükümetin kurulması görevini, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Osman Örek’e verir… Çoğu yakını Meclis Başkanlığı görevinde kalması için ısrar etmişse de, o Başbakanlık görevini büyük hevesle kabul etmişti… Nejat Konuk abimizin ayrılacağı makamındaki şahsi eşyalarını toplaması için İrini Burcu’ndaki Başbakanlık binasına gelmesi gerekirdi… O günlerde Boğaz’daki evine hırsız girmiş, Emlak ve Malzeme Dairesi’nden taksitle satın aldığı ikinci el mütevazı arabası boz renkli Alfa Romoe’su çalınmıştı… Henüz makam arabalarının olmadığı erken devlet dönemimiz… Müsteşarımız Aydın Samioğlu, Nejat Konuk abimizi evinden alma ve tekrar evine götürme görevini Basın Bürosu’ndaki bana ve İsfendiyar Altuğ’a verir… Benim yeşil renkli “Murat” marka arabamla Boğaz’daki evine gittiğimizde devam etmekte olan hırsızlık tahkikatına bizzat dönemin polis genel müdürü Kemal Hıfsıoğlu başkanlık etmekte ve elit TMT’ci Nejat Konuk’a şu tavsiyede bulunmaktaydı: “Artık evinizde bol saçma savuran çifte namlulu bir av tüfeği bulundurunuz!..” *** Boğaz ile Lefkoşa arasında yaptığımız yolculukta tabii ki sohbet konumuz Osman Örek idi… Nejat Konuk abimizin aklımdan silinmeyen ifadesi şu idi: “Personel olarak bir endişeniz olmasın… Osman Örek vicdanlı bir devlet adamıdır…” Evet, Osman Örek vicdanlı bir devlet adamıydı, ama siyaset kurumu ona hiç de vicdanlı davranmadı… *** Başbakanlık Hukukçusu Özer Gürses ile ben ve İsfendiyar Altuğ, yeni Başbakan Osman Örek’in Meclise sunulacak hükümet programını yazmakla görevlendirildik… Birkaç gün Meclisin Şeref Salonunda çalıştık… Osman Örek odasında puro dumanları ve acı kahve kokuları arasında notlarını alıyor, bu notlar bize sekreteri Filiz Alkan tarafından ulaştırılıyor, biz de imla düzenlemesini yapıp daktiloda yazılması için tekrar Filiz Hanım’a veriyorduk… Hükümet programı ve yeni kabine Melis’ten onay aldıktan sonra onun hakkındaki bilgiler ve sırlar konusunda “kara kutusu” diyebileceğim yakın ekibiyle birlikte kısa sürecek Başbakanlığına geldi.. Ekibi mi?.. Özel Kalem Müdürü Celal Alkan, Özel Sekreteri Filiz Alkan ve Özel şoförü Vedat Dervişoğlu… Osman Örek, Ulusal Birlik Partisi içindeki çalkantılı yapılaşmalar nedeniyle en kısa Başbakanlık görevi yapan siyasi figürümüz olur… Onun Başbakanlık dönemi 9 aydan azdır… 21 Nisan 1978 – 1 Aralık 1978 tarihleri arasında… Başbakanlıktan ayrıldıktan sonra yavaş yavaş siyasetten de ayrılır ve kendini Kıbrıs davamız bağlamında hukuk çalışmalarına adar… Ta son nefesine dek…


© Kıbrıs Gazetesi