Öldürülen kadınların hayaletleri aramızda

Bugün, dünya tarihinde önemli iz düşümleri olan anlamlı bir yıl dönümündeyiz… “Dünya Kadınlar Günü”ndeyiz… Ülkelerinin kalkınması ve refahı için çeşitli emek kollarında ter döken kadınlarımızı ve dünya kadınlarını gönülden kutlarız… Hiç gündemden düşmeyen kadına şiddeti ve kadın istismarını lanetleriz… * Kadına şiddetin ve aile içi şiddetin eskilere oranla çok daha fazla konuşulduğu bir süreçten geçiyoruz… Şiddetin polis kayıtlarına, dolayısıyla medyaya geçebilmiş olanlarından bilgilenebiliyoruz ancak… Ya kolun kırılıp yen içinde kaldığı durumlar?  Şiddeti sineye çeken ve sessiz kalan nice kadın var… İhbar edilmediği için polis eliyle kayda geçirilmemiş ve kendi kâbuslu köşesinde saklı kalmış nice kadına şiddet olayı var… Ülkemizde kadına şiddet olayları topluca açıklandığında nüfus oranımıza göre hiç de küçümsenemeyecek bir dehşet tablosu ile karşılaşırız… Erkek şiddetinde ölen kadınların hayaletleri hepimizi sorgulayarak çevremizde dolaşmaktadır… * Dünya Kadınlar Günü’nde kadına şiddet dramının üzerinde ciddiyetle durulmalıdır… Kadına şiddet olayları her dönemdekinden çok daha fazla artarken, böyle bir günü huzur içinde kutlayabilmenin olanağı var mı? Kaldı ki, bu çok özel günün hazin tarihçesine baktığımızda o yıldönümünün bayram ve şenlik yapmayı gerektirecek bir özelliği olmadığını da görürüz… Derinliğine düşünme ve bu düşünmede üretilen çareleri yaşama geçirme günüdür bugün aslında… * Tarih 8 Mart 1857… Amerika’nın New York metropolünde 40.000 dokuma işçisi kadın köleliğe baş kaldırarak daha iyi çalışma koşulları istemiyle tekstil fabrikalarında greve başlar…  Polis, işi bırakan kadınlara saldırır… Kadınlar büyük fabrikalardan birinde,  polis şiddetinden korunabilmek için çalıştıkları o mekâna  sığınırlar… Direnişçiler tecrit edilmek üzere sığındıkları yerde kilitlenirler… Tam bu sırada, nasıl çıktığı bilinmeyen bir yangın fabrikanın içinde hızla yayılmaya başlar… O yangın kaza değil de, sabotaj sonucu muydu yoksa? Alevlerin ve dumanların ortasında kalan kadınların yüklenmesiyle gerçi kilitli kapılar kırılır… Ne var ki işçi kadınlar polisin fabrika çevresinde oluşturduğu barikatları aşamazlar ve geriye püskürtülürler… O gün orada eşine ender rastlanan bir şiddetin altında, kızıl alevlerin ve kapkara zehirli dumanların sarmalında, 129 genç emekçi kadın can verir… Yüzlere kadın da yaralanmıştır… Amerika’da ve dünyada büyük bir şok yaşanır… Binlerce emekçinin katılımıyla,  emek şehidi 129 kadının cenaze töreni o güne dek görülmemiş bir kalabalıkla kaldırılarak toprağa verilir… Bu trajik olay, Amerika’da ve dünyada kadın emekçi haklarının daha uygar bir düzeye çekilmesinde  tarihi ve önemli bir etken oluşturur… * Bu trajediden 53 yıl sonra… 26 – 27 Ağustos 1910… Danimarka’nın Kopenhag kentinde İkinci  Enternasyonal’e bağlı Uluslararası Sosyalist Kadınlar toplantısı… İşte o toplantıda,   Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin söz alır… 8 Mart 1857’deki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirir… Bu öneri oybirliğiyle ve ayakta alkışlarla kabul edilir… Günün adının “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlenmesi ise 1921 yılında Moskova’da düzenlenen Üçüncü Uluslararası Kadınlar Konferansı’ndadır… * O meşum günün, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanır… Ne var ki, Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de anılmaya başlanması, olayı daha güçlü bir şekilde gündeme getirir… Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul eder… Buna karşın, Birleşmiş Milletler’in sitesinde, günün tarihine ilişkin bölümde, törenlerin New York’ta ölen kadın işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır… * “Dünya Kadınlar Günü” Türkiye’de kutlanmaya başlandıktan çok sonra Kıbrıs Türk toplumunda da kutlanmaya başlanır… 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Türkiye’de ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlamalarla gündeme geldi… 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın ve yığınsal olarak kutlandı ve kutlamalar kapalı mekânlardan sokaklara taşındı. “Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra dört yıl süreyle 8 Mart’larda herhangi bir kutlama yapılmadı.  1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”nün kutlanması Türkiye’de sürdürülüyor…


© Kıbrıs Gazetesi