Karanlık denizlerdeki yol gösterici fenerimiz

“Eğer gücün yoksa, hak diye bir şey de yoktur” vurgusunu Rauf Denktaş yıllar önce yapmıştı… Dünyamızı bir çılgınlık atmosferine sürükleyen bugünün küresel gelişmelerine baktığımızda onun hem ne denli haklı olduğunu anlıyoruz ve hem de onun mirasına sahip çıkmanın bizler için ne denli gerekli ve hatta yaşamsal olduğunu derinden duyumsuyoruz…
Yeni dünya düzeninde uluslararası hukuk kalmadı… Tümden yok oldu… Güçlünün hukuku devreye girdi…
Bu durumun ürpertici gerçekleriyle her an yüzleştiğimiz bir çılgınlık sürecinden geçmekteyiz…
*
Mirasına sahip çıkmak elbette ki çok önemli ve gerekli… Çünkü o, sıradanlıktan kurtulabilmiş bir devlet adamıdır… Türklüğün milli tarihine de, dünya tarihine de adını onurla yazdırmıştır…
Sonsuzluğa göçünün yıldönümünde onu sadece anmakla yetinilemez… İlham yüklü ilkelerine ve siyasetlerine de sadık kalmak ve bunların uygulayıcısı olmak gerek…
“Denktaşçı” olmak demek “gerçekçi dava adamı” olmak demektir… Onun kurduğu Cumhuriyete dört elle sarılmak ve sığındığımız son kale olan bu cumhuriyeti daha da güçlendirme adına elden gelenden de fazlasını yapmak demektir…
Sloganımız hep geçerlidir: “O kurdu, biz........

© Kıbrıs Gazetesi