menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cefa ve vefa

25 0
30.05.2026

2013’ün Kasım ayında yitirdiğimiz merhum Özer Hatay’ı ölümle buluşturan hastalığının ilerlediği yıllardaydı… Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Polikliniği koridorlarında karşılaşmıştık… Yanında vefakâr eşi Müzeyyen Hanım vardı ve hekiminin yanına girmek için orada sırasını bekliyordu…

Orada otururken, köşe yazıları yayınlanan “Halkın Sesi” gazetesini dizine koymuş ve hem okuyor, hem de notlar alıyordu… Selamlaştıktan sonra kulağına eğilerek “Biraz dinlensen” dedim…

Hatay abimiz bir baktı bana ve şöyle dedi: “Bizim bu meslek çok nankördür… Dinlenmeye çekildiğin anda unutulursun…”

Ölümünden önce ondan duyduğum son sözdü bu…

Aradan zaman geçtikçe tanık olduklarım, onun bu sözünün ne denli doğru ve haklı olduğunu kanıtlayıcı nitelikteydi…

Cefası çok olan bu gazetecilik mesleğinde gerçekten vefa pek yoktur… Daha ölmeden unutulmaktadır bu mesleğin cefakârları…

Lefkoşa Ortaköy’de, Etik Hastanesinin yakınında, Mühendisler Odası’nın girişim ve organizasyonu ile yaratılan şirin bir park var… Bazen gider yürüyüşlerimi o park içinde yaparım… İki beyaz sütun yükselir bu parkın içinde… Yaşamını yitiren tüm mühendislerimizin adları işte o  sütunların üzerine yazılmaktadır sırasıyla ve hiç eksiksiz…

“Ölü Ozanlar Derneği”nin değil, ama sanki de ondan mülhem, KKTC’deki “Ölü Mühendisler Derneği”nin tüm üyelerinin adı bu sütunlar üzerinde…

Oysaki, bizim bu cefalı meslekte, “Ölü Gazeteciler Derneği”nin üyelerinin adlarının........

© Kıbrıs Gazetesi