Türk töresinde kadının yeri
İnsan haklarının korunmasının, kadın ve erkek eşitliğinin tek yolu hukuktan geçtiği bilinmektedir. Bu nedenle kadın yalnız ev hizmetlerini gören, çocuğu doğuran bir varlık değildir. Hemen ifade edeyim ki, Türklerin medeniyet kültüründe ve tarihinde, ana ‘baş tacı’dır.
Avrupa’da yayınlanan 1791 yılı ‘Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’nin’ 1. Maddesi’nde yer alan “Kadın özgür doğar ve erkeklerle hakları bakımından eşittir.” cümlesi yer almaktadır.
Halide Edip ve arkadaşları tarafından 1908 yılında ‘Teal-i Nisvan Cemiyeti’, 1923 yılında kadınların sosyal, ekonomik, siyasi haklarının sağlanması maksadıyla ‘Kadınlar Halk Fırkası’, 1924 yılında Türk Kadınlar Birliği kurulmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, siyasal ve sosyal hakların öncelikle kadınlar ve tüm vatandaşlar tarafından özgür bir şekilde kullanılmasının gerekliliğine inanmış ve devrimlerinde bunlara öncelik ve önem vermiştir.
Birleşmiş Milletler 1975 yılını ‘Uluslararası Kadınlar Yılı’ olarak ilan etmiştir.
Birleşmiş Milletler tarafından 1979’da kabul edilen ve 1981’de yürürlüğe giren ‘Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ 1980’de imzaya açılmış........© Kayseri Gür Haber
