Canlılar içinde en mükemmeli insandır

Kutsal kitabımız Kur’anda  akıl, akıl yürütme, düşünme kavramları, insanları doğru bilgiye yönelten temel esaslar bulunmaktadır. İslam inancına göre insan,

"ahsen-i takvîm" (en mükemmel biçimde yaratılmıştır.) Yeryüzünün en şerefli canlı varlığıdır.

Akıl, irade, konuşma ve düşünebilme gibi üstün özelliklerle donatılmıştır. insan, "eşref-i mahlûktur." Yaratılmışların en şereflisidir.  

Kur’anda; "Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?", "Düşünen bir toplum için, "Akıl sahipleri" gibi ifadelerl yer  almaktadır. Burada  sorumluluğun temeli akıl sahibi olmaktır.  

"Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiştir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar." Buyrulur. (Bakara, 269):

"Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?"  Sorumluluk, akıl sağlığına bağlıdır. Doğru ve yanlışı ayırt etme aracı akıldır”  Buyrulmaktadır. (Mülk süresi, 10).

Görülüyor ki, hüküm ve kararlarda doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayıran akıldır,

Bu nedenle insan aklını kullanarak  yaratılışın gerçek sebebini anlayabilir. Çünkü insan bazı meleklerden daha mükemmel yaratılan canlı bir varlık olarak tanımlanmaktadır.

İnsan adaletli olmaz, haksızlığa karşı durmaz, dini inançlarını istismar edip haksızlığa karşı çıkmaz ise en adi ve vahşi bir yaratık olur.

Bilinmelidir ki şu dünyada mezarlar, kendilerini vazgeçilmez  sanan insanlarla doludur.

İnsan sorumluluk duygusuyla aklını kullanıp yaratılışının hikmetini ve güzelliğini idrak etmelidir.

Bu tip insanlar gösterişten uzak namaz klabiliyorsa, oruç tutabiliyorsa, dua edebiliyorsa, bu ne büyük bir nimettir. Bu insanlardan hiç kimseye zarar gelmez. Onları C. Alllah’da, kulları’da sever.

Hiç düşündünüz mü, neden kırılan her şeyin sesi çıkıyor da, insan kırılınca hiç sesi duyulmuyor?

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, edepsizler edebliyi ezdiriyor, hayasız, zalim insanlarda haklı olanları suçlayıp astırıyor.

Sorumlu İnsanın ağzından çıkan söz “ilaç” gibidir. Gereği kadar kullanırsa faydalı olur. Fazlası zararlıdır.

Her  insan hayatın gerçeğini anlamak için kafasını iki eli arasına koyup düşünmeli, “Haram”  bir samana konan ateş gibidir, ne varsa içten içe yakar bitirir.

İnsanoğlu bazen gömüldüğünü zanneder, fakat bir bakarsınız ki, ekilmiş olduğunu görür ve şaşkına döner.

Dikkat edin, aklınızı yerinde ve zamanında kullanmazsanız, doğru yolu bazen yanlış insanlardan öğrenmek zorunda kalırsınız. Çünkü dil kelam ile, dost selam ile güzeldir.

İçinde bulunduğumuz çağın  özetine gelince; eğri oturup doğruyu konuşamayanlar, doğru olanları eleştirmekten zevk alan insanlardan oluşmaktadır.

Aklı kirlenen insan için herkes yanlış,  vicdanı kirlenen insan için herkes  kötü, gönlü kirlenenlere göre ise herkes çirkin görünür.

Edep okumakla öğrenilmez. Bu bir maya meselesidir. Kabahat samur kürk olsa hiçbir kimse üzerine almaz.

Düşenin üstüne  basan  utansın. Doğruyu görübte susan utansın. Firavunun soyuna yaranmak için Musa’nın yolunu kesenler utansın..

Nemrut kadar ateş yaksa da,  karıncanın su taşıdığı taraf kazanacaktır.

Ya Rabbi sağlığımızı bedenimiz den, bereketi soframız dan, huzurumuzu gönlümüzden, mutluluğumuzu yuvamız dan eksik etme, sonumuzu hayırlı eyle.

Sorumluluğun akıllı olma ve özgür iradesini kullanabilme şeklinde iki şartı bulunmaktadır. Canlılar içerisinde bu iki özelliğe sahip tek varlık insandır.

İnsan başta kendisine, yaratıcısına, insanlara, çevresindeki canlı ve cansız tüm varlıklara karşı sorumludur.

Sorumluluk sahibi insanlar; görevlerini zamanında ve eksiksiz yerine getiren, güvenilir, hatalarını üstlenen insanlardır.

Bu nedenle insan en mükemmel ve bazı meleklerden de üstün yaratılan bir canlı varlıktır


© Kayseri Gür Haber