We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Milyonlarca apartmanlık ihmal

23 5 4
18.02.2019

Çocukken köyde kurumuş ‘güdüne’den ‘evcik’ler yapardık. (Güdüne, mısır koçanıdır. Karadeniz’de bazı yerlerde ‘kutuna’ bazı yerlerde ‘kutur’ veya peltek ‘s’ ile ‘kusur’ deniyor.)

En alta iki güdüne koyarsın. Sonra 90 derece açıyla, bir kare oluşturacak şekilde üstüne iki tane. Bu işleme ‘evcik’ makul ölçüde yükselinceye kadar devam edersin.

İşte yaptın bir evcik. Dokunmazsan, dışarıdan bir etkiye maruz kalmazsa öyle durur.

Çok yüksek yaparsan bazen kendiliğinden, durup dururken yıkılır. Yüksek yapmasan bile rüzgardan yıkılabilir.

Böyleydi bizim küçükken yaptığımız ‘evcik’ler.

Türkiye’de evler, apartmanlar, uzun süre bizim ‘evcik’ yapmamıza benzer bir mantıkla yapıldı.

İnşaatla ilgili mevzuat, bir evin, bir binanın dururken yıkılmamasını yeterli görüyordu.

Apartmanı yaptın. Yaparken yıkılmadı.

Biraz bekledin, ufak tefek rüzgarlarla da, yağmurla da yıkılmadı.

Demek ki sağlam.

Eski mevzuat böyleydi.

Mevzuatta ciddi değişiklik, 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetindeki deprem Marmara bölgesinin kuzey doğusunu, İzmit’i, Adapazarı’nı, Düzce’yi korkunç bir şekilde yerle bir edip (resmi rakamlara göre) 17 bin 480 kişiyi öldürüp 23 bin 781 kişiyi yaralayınca yapıldı.

Yeni mevzuat, inşaatta kullanılan demir, çimento gibi malzemenin miktarını ve kalitesini eskisine göre birkaç kat arttırdı.

Bu şu demek.

17 Ağustos’ta hayatını kaybedenlerin önemli bir kısmını........

© Karar