We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Gümüş eğrelti otunun güzelliği

18 5 2
22.03.2019

Kötülüğe maruz kalmak da, kötülüğe tanık olmak da kahredicidir. Çaresizsiniz. Sözle yapılacak bir şey yoktur. Sövseniz, lanetler okusanız, neye yarayacak? Mukabeleye gücünüz yoktur. Tarife gücünüz yoktur. Kilitlenirsiniz.

Yeni Zelanda’daki saldırı böyle bir şeydi.

İnsanlıktan nasibi olan herkes, kahroldu.

Böyle saldırılar gördük biz. Daeş’in yaptığı, PKK’nın yaptığı.

Hepsi aynı şey.

Şeytan kötüleri aynı mektepte eğitiyor. Dinleri fark etmiyor, milletleri fark etmiyor. Kötü, hep aynı ‘mesleki’ formasyonu alıyor.

Hepsi birbiriyle akraba. Müslüman da olsalar, Mecusi de olsalar, Hristiyan, Yahudi de olsalar, hepsi tek millet.

Ya da şu anda kafam çok bozuk, benim gözüme öyle görünüyor.

Ayrıca biyolojik ya da antropolojik bir şey değil benim söylediğim, bu yüzden, felsefe yapmaya lüzum yok.

‘Şeytan’a da takılıp kalmayalım. Kötülüğün beslendiği kaynakla ilgili bir adlandırma. Kötülüğün menşei. Annesi. Mel’un bir şey yani.

İyiliğin de insanların hüviyetlerindeki dinlerden, ırklardan, meşrepten, mezhepten bağımsız olduğunu düşünmeye meyyalim.

Mesela, Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’in Müslümanları taziye sırasında gösterdiği incelik.

Onlara sarılışı, onlarla ağlaması.

Onların arasında başını örtüşü.

Ezana saygısı...

Bunlar, iyi şeyler.

Ve Yeni Zelanda’daki insanların camileri........

© Karar