Yanlış mı duyduk? Savcı mı dolandırılmış |
Bir savcımız, telefon dolandırıcıları tarafından dolandırılmış..Olaya ilişkin haber özeti şöyle:“İstanbul’da görev yapan bir Cumhuriyet Savcısı, kendisini banka görevlisi olarak tanıtan bir dolandırıcının yönlendirmesiyle toplam 850 bin TL dolandırıldı.”“Dolandırıcı, savcıyı arayarak hesabında limit kullanımı olduğunu söyledi ve mobil bankacılık uygulamasına girip hesabını kontrol etmesini istedi. Kontrolü yapan savcı, hesabından 480 bin TL çekildiğini gördü. Bunun üzerine dolandırıcı, işlemi iptal edebilmek için savcıya 370 bin TL tutarında kredi başvurusu yaptırdı ve bu paranın da daha önce gönderim yapılan hesaba aktarılmasını sağladı. Parayı gönderdikten sonra durumdan şüphelenen savcı, bankayı arayınca dolandırıldığını fark etti.”Bu, sıradan addedilip geçiştirilecek bir olay değil; son derece ibretlik bir gelişme…Ne profesörler, ne generaller dolandırıldı. Ne uyanık geçinenler, ne havalı fenomenler tongaya düştü.Ama bu defaki farklı…Alabildiğine akıllı geçinen, hiç kül yutmadığını iddia eden, herhangi bir statüdeki birini dolandırabilirsiniz. Ama dolandırılan kişinin bir savcı; yani dolandırılma vakalarını önlemekten birinci derecede sorumlu bir kişi olması, olaya son derece istisnai bir özellik kazandırıyor. Dahası, alabildiğine uç bir olay olmaktan öte, son derece absürt ve trajikomik bir tablo ortaya koyuyor.Bu, emniyet müdürünün evinin soyulması gibi bir şey.Umulmadık bir anda ve yerde, kendilerini bir olayın ortasında bulan ve darp edilen savcı ve yargı mensubu örneklerine rastlamıştık. Ama “dolandırılma,” doğrudan mağdurun kendi hata ve gafleti sonucu uğrayacağı bir durum olması nedeniyle; bir yargı mensubunun, hele bir savcının kişisel ve mesleki muhakeme yetkinliğiyle asla bağdaştırılabilecek bir durum değil. Çünkü burada sorun, yalnızca bir suçun mağduru olmak değildir; aynı zamanda suçun temel işleyiş mekanizmasına karşı “en çok dikkatli olması beklenen kişinin,” bizzat o mekanizmanın içine düşmesidir.Burada savcının; kamu adına yasaların ve ceza hükümlerinin gereğini savunma, yasa ihlallerini takip etme, suçluların kovuşturulmasını sağlama ve onları mahkeme önüne çıkarma görevi nedeniyle, devleti temsil edici bir rol ve işlev yüklendiğini göz ardı etmememiz gerekir. Bu nedenle böyle bir olayda savcının içine düştüğü gaflet ve ehliyetsizlik; doğrudan devletin ciddiyeti ve kurumsal itibarı açısından vahim bir sonuçtur.Bir suçlunun, doğrudan kendisinin suç işlemesini engellemekle yükümlü bir savcıyı boşluğa düşürerek dolandırabilmesi; suçluların, yargı mensuplarını dahi gafil avlayacak kadar gemi azıya almış ve pervasızlaşmış olduğunu göstermesi, bakımından da hayli dikkat çekicidir.Bu gerçeğin bir başka ifadesi, dolandırıcılık yöntemlerinin artık........