Siber Güvenlik Başkanlığı: Yeni bir bürokratik hantallık örneği

Bu yıl Ocak ayında Siber Güvenlik Başkanlığı kuruldu. Üç gün önce yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle de kurumun kadro sayılarında ve görevlerinde yeni düzenleme yapıldı.

Türkiyede kurulan her yeni kurum, devletin cesametini büyütüyor, kullandığı mali kaynakların hacmini arttırıyor ve mevcut bürokratik hantallığının üzerine yeni bir yük daha bindiriyor. Siber güvenlik gibi hayati bir ihtiyaca cevap vermek üzere, gecikmiş olarak kurulan yeni Başkanlığın da bu olumsuz gidişat içinde pozitif bir örnek teşkil edebileceğine dair ümit verici bir emare bulunmuyor.

E-devlet dönüşümünün hayata geçirilmesi, dijital yönetişim alanlarının düzenlenmesi ve siber güvenliğin sağlanması gibi, doğrudan bilgi toplumu ve dijital çağın ihtiyaçlarına cevap vermesi beklenen bir kurumun; örgütlenme modeli, karar alma süreçleri ve insan kaynağı yapısının, bilgi çağının gereklerine, ağ temelli yönetişim anlayışına ve uzmanlık odaklı çağdaş kamu yönetimi ilkelerine uygun olması gerekirdi.

Oysa yeni kurum; örgütlenme biçimi, üstlendiği fonksiyonlar ve işleyiş mantığı itibariyle, büyük ölçüde geçtiğimiz yüzyılın modern yönetim anlayışını yansıtan merkeziyetçi, çok kademeli hiyerarşiye dayalı prototip bürokratik yapının karakteristik özelliklerini taşıyor.

Personel toplamı 204 olarak belirlenen başkanlıkta kadro dağılımı ve sayıları şöyle:
Başkan (1), Başkan Yardımcısı (3), Genel Müdür (6), Daire Başkanı (22), Strateji Geliştirme Daire Başkanı (1), Dış İlişkiler Daire Başkanı (1), Şube Müdürü (14), I. Hukuk Müşaviri (1), Hukuk Müşaviri (3), Avukat (15), Mali Hizmetler Uzmanı (5), Mali Hizmetler Uzman Yardımcısı (5), Mühendis (6), Mütercim (3), Tekniker (9), Teknisyen (7), Bilgisayar İşletmeni (35), Sekreter (15), Özel Kalem Müdürü (1), Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri (1), Koruma ve Güvenlik Görevlisi (15), Şoför (15), Hizmetli (20).

Başkan, başkan yardımcıları, genel müdür, daire başkanları, şube müdürleri olarak yukarıdan aşağı sıralanan hiyerarşik yönetim katmanları; kurumun örgütlenme yapısının, Türk yönetim kültürünün kamu bürokratlarına aşıladığı “hiyararşik otorite zinciri üzerinde olabildiğince yüksek bir pozisyon edinerek otorite kullanma ve aşağıya hükmetme” arzusuna cevap vermek üzere tasarlandığı mesajını veriyor.

Dijital hizmetler, bilgi teknolojileri ve siber güvenlik gibi yüksek teknik birikim, ileri uzmanlık ve disiplinlerarası yetkinlik gerektiren bir hizmet alanında; bu kadar çok kademeli ve fazla sayıda yönetici pozisyonlarına ne ihtiyaç var? Bu kurum, ülke çapına yayılmış yüz binlerce personeli bulunan, sahada doğrudan hizmet sunan klasik bir hizmet bakanlığı mı? Başkanın altında konumlanan bu kadar çok sayıda başkan yardımcısı, genel müdür, daire başkanı ve şube müdürü; tam olarak neyi, kimi ve hangi süreçleri yönetecek?

Kuruma verilen görevler; “ulusal siber güvenlik stratejisinin oluşturulması, dijital devlet ve kamu bilişim altyapılarına ilişkin normatif çerçevelerin belirlenmesi, veri yönetişimi, bilgi güvenliği, yapay zekâ ve ileri dijital teknolojiler alanlarında ilke, kural ve standart geliştirilmesi” olarak belirlenmiş.

Bunlar, insan veya süreç yönetiminden........

© Karar