We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Devlet idaresinde ‘bizden’ sorunu

664 289 38
30.06.2020

Prof. Erkut şöyle diyor:

“Biz liyakat dedikçe makalesiz rektörler gelmeye devam ediyor. Sonra, neden ilk bilmem kaçta üniversitemiz yok...”

Sadece bu yeni atamalar değil. Prof. Selçuk Şirin açıklamıştı: Görev başında bulunan rektörlerimizden 71’nin indekslerde aldığı atıf sayısı, yine sıfır! (9 Aralık 2019)

Akademik enerjisi bu kadarcık olan rektörler üniversitelerini akademik başarıya götürebilir mi?

AKADEMİK UNVAN

Sayın Prof. Erkut’un şu sözlerinin altını çizdim:

“Yardımcı doçent bile olamayacak kişiler rektör yapılıyor. Bu ülke için üniversiteler bu kadar mı değersiz? ‘Atanabilir’ bulduğunuz akademisyenler arasında hiç mi endeksli dergilerde 5-10 makalesi olanı yok? Acınası bir durum.”

Bu “yardımcı doçent” kavramı üzerinde biraz duralım.

Ocak 2018’de iktidar çoğunluğunun çıkardığı kanunla bu unvan kaldırıldı; YÖK ne yapsın, “doktor öğretim üyesi” diye yeni bir unvan icat etmek zorunda kaldı.

Neye yaradı? Hiç…

Sadece bu değil.

Eskiden akademik unvan için yabancı dil sınavında en az 65 puan almak lazımdı. Yeni kanunla bunu da 55 puana indirildi!

Kaliteyi nasıl aşağı çekiliyor, görüyorsunuz.

Prof. Durmuş Günay’ın o zaman YÖK üyesi olarak kaleme aldığı bir itiraz raporu var; uzun rapor şu cümleyle sona eriyor:

“Problem olmayan her konuda önerilen her çözümün kendisi problem olur.”

Prof. Günay’ın “Türkiye’nin Üniversite Sorunu, Trajik Bir........

© Karar