menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Düşman İsrail, tartışma mezhep

58 0
20.03.2026

Düşman İsrail, Tartışma Mezhep Tarih en çok felaket anlarında konuşur. İmparatorluklar yıkılırken, şehirler düşerken, halklar yerinden edilirken değişim yalnızca cephe hatlarında yaşanmaz. İktisat sarsılır, hukuk çöker, ahlak aşınır, dil sertleşir, hafıza parçalanır ve bütün bu çözülmenin ortasında zihinlerin öncelik sırası kendini ele verir. Bu yüzden kayda geçen yalnızca olup bitenler değildir. Aynı zamanda kimin nerede durduğu, hangi sözün hangi sessizliğe denk düştüğü de o anın içine mühürlenir.

19.yüzyılda Hindistan’ın adım adım İngiliz hâkimiyetine girdiği süreçte ulema arasında süren tartışmalar bu bakımdan ibret vericidir. Kahvenin hükmü, tütünün abdeste etkisi, gündelik hayatın sınırlarına dair ince ayrımlar uzun uzun konuşulurken sömürge idaresi kurumsallaşmakta, ekonomik damarlar kesilmekte, toplumsal yapı çözülmekteydi. Bu sahne çoğu zaman istisnaymış gibi anlatılır. Oysa büyük çözülmelerin ortak zemininde tali meselelerin merkezî hâle gelmesi yer alır.

Endülüs’ün son döneminde de benzer bir zihinsel dağınıklık görülür. Granada Emirliği iç çekişmelerle zayıflarken saray entrikaları ve hizip mücadeleleri devlet aklının yerini almıştı. Kastilya ve Aragon ittifakı adım adım ilerlerken içerideki ayrışmalar dışarıdan gelen baskıyı kolaylaştırdı. Dönemin kroniklerinde tekrar edilen şu cümle boşuna değildir: “Kendi aralarındaki ihtilaf, düşmanın işini kolaylaştırdı.” Çöküşün yalnızca dışarıdan gelen güçle açıklanamayacağının, asıl kırılmanın içeride başladığının açık ifadesidir.

Bugün içinde bulunulan tablo bu tarihsel sahnelerden kopuk ele alınamaz. İran’a yönelik saldırılar sürüyor ve şu ana kadar en az 1.300 insan hayatını kaybetmiş durumda.........

© Karar