Boşanma sonrası nafaka nasıl olmalı?

Anayasa Mahkemesi bugün (4 Haziran 2026) yapacağı genel kurul toplantısında, boşanma sonrası süresiz yoksulluk nafakası ödenmesi konusunu esastan görüşerek karara bağlayacak. Anayasa Mahkemesi, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 175. maddesinin birinci fırkasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini daha önce 2012 ve 2015 yıllarında inceledi ve anayasaya aykırı bulmadı, dolayısıyla iptal istemlerini reddetti. 2012 yılı kararında, nafakanın süresiz olmasının amacının boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşi korumak olduğu belirtiliyordu. Kadınların ekonomik güçlerinin daha zayıf olması gerekçe gösterilerek bu kuralın kadın erkek eşitliğine ve kamu yararına aykırı olmadığına hükmedilmişti. 2015 yılı kararında “süresiz ifadesinin mutlak bir süreklilik anlamına gelmediği vurgulanmış; nafaka alan kişinin evlenmesi, yoksulluğunun bitmesi, taraflardan birinin ölümü durumlarında nafakanın kendiliğinden kalktığına dikkat çekilmiş ve malî durum değişikliklerinde mahkemeye başvurunca nafakanın azaltılması veya kaldırılması imkânı bulunduğu için düzenleme ölçülü bulunmuştu. Bu kez, Antalya 12. Aile Mahkemesi, AYM’ye başvuruda bulunmuş.

Boşanma sonrası ödenen nafakalar toplumu yakından ilgilendiriyor hatta çeşitli platformlarda yaşadıkları mağduriyetleri dile getirenlere ve hem okuduklarımızda hem çevremizde gördüğümüz boşanmalarda ilginç durumlara şahit oluyoruz. Ancak konu sadece okuduklarımız veya şahit olduklarımız üzerinden değerlendirilebilecek bir konu değil. Konunun, boşanan tarafları ilgilendirdiği kadar, toplumu, devleti hatta dini ilgilendiren boyutları var. Anayasa mahkemesi “süresiz olarak” ibaresini değerlendirirken bunları elbette göz önünde bulunduracaktır. Çıkacak karara göre iki farklı durum şekillenebilir. Birincisi, mahkeme daha önce olduğu gibi “süresiz olarak” ibaresini anayasaya aykırı bulmayabilir ve mevcut durum devam eder. İkincisi, ibareyi kaldırarak yerine yeni bir sistem getirebilir.

Yeni bir sistemin nasıl olacağına dair gündemler de oluştu bir süredir. Mesela nafakanın evlilik süresiyle sınırlandırılması öneriliyor. Evlilik 2 yıl sürdüyse 2 yıl, 5 yıl sürdüyse 5 yıl nafaka ödenmesi gibi bir çözüm gündeme getiriliyor. Kısa süreli ve uzun süreli evliliklerde nafaka mağduriyeti oluşmaması için nafaka süresine alt ve üst sınır getirilmesi de gündem........

© Karar