Sevgide adalet, kıskançlık ve aile şirketleri
Ramazan ayı, insanın sadece nefsini değil, kalbini de terbiye ettiği bir zaman dilimidir. Açlık ve sabır kadar; sevgi, adalet ve kıskançlık gibi duygular da bu ayda daha görünür hâle gelir. Çünkü Ramazan, bize nimetin de külfetin de kaynağının kalp olduğunu hatırlatır.
Bu hatırlatmayı en çarpıcı biçimde yapan kıssalardan biri, Hz. Yakup (as) ve oğulları kıssasıdır. Kur’an-ı Kerim’de (Yusuf, 8), Hz. Yusuf (as) ve kardeşi Bünyamin’in babalarına diğer kardeşlerinden daha sevgili olduğu açıkça ifade edilir. Kardeşlerin kalbinde oluşan kıskançlık duygusu, bir kardeşin kuyuya atılmasına kadar varan ağır bir imtihana dönüşür.
Bu kıssa bize sadece bireysel bir ahlâk dersi değil, aile içi ilişkiler ve aile şirketleri için de son derece güncel mesajlar verir.
Hz. Yakup, Hz. Yusuf’u daha mı çok seviyordu?
Müfessirlerin büyük bölümü, Hz. Yakup’un Hz. Yusuf’a olan sevgisini merhamet, hikmet ve ilahî bir sezgi olarak yorumlar. Annesini küçük yaşta kaybetmiş olması, ahlâkî olgunluğu ve ileride üstleneceği ağır sorumluluk bu sevginin sebepleri arasında gösterilir.
Hz. Yusuf’un babasına anlattığı bir rüya olayları tetikler. Hz. Yusuf’un rüyasında güneş, ay ve on bir yıldız Yusuf’un önünde secde etmiştir. Kardeşlerinin potansiyel kıskançlığını hisseden Hz. Yakup bu rüyayı anlattığı için Yusuf’u azarladıysa da ok yaydan çıkmış, kıskançlık artmıştır.
Dikkat çekici olan şudur: Hz. Yakup’un diğer oğullarına karşı maddi ya da hukuki bir adaletsizliğine dair hiçbir olay yoktur. Sorun, sevginin varlığından değil; sevginin nasıl algılandığından doğmuştur.
Modern psikoloji de aynı noktaya işaret eder. İnsan........
