menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yıkılan düzen yaklaşan kaos

12 1
08.01.2026

Bir hafta öncesine kadar ABD Başkanı Trump’ın Grönland’ı almak istemesine gülüp geçenler için meselenin ciddiyetini kavramak artık zor değil. Sosyal medyada Trump’ın toprak talebini komik bulan videolarla güldük eğlendik ancak işin şakası kalmadı.

Başta ABD ve Rusya olmak üzere güçlü ülkelerin başka devletlerde iktidar değişikliği için çaba göstermesi ilk kez değil. Darbeler, savaşlar, iç karışıklıklar, yaptırımlar ya da ülke içinde farklı aktörlerin desteklenmesi üzerinden bunun onlarca başarılı/başarısız örneği var. Ancak yakın ve açık bir tehdidin varlığı tartışmalı iken doğrudan nokta operasyonu ile bir devlet başkanını almak Maduro’nun kimliğinden ya da kişiliğinden bağımsız yeni bir pratik inşa ediyor. Şişeden çıkan cinin başka nerelerde nasıl uygulamalara neden olacağını tahmin etmek çok zor.

Üstelik uluslararası sistemin üzerine bina edildiği egemenlik kavramı da bugün itibarıyla son derece kırılgan ve zayıf bir konuma gelmiş durumda. Güçlü bir ülkenin sadece istediği ve buna gücü yettiği için başka bir ülkenin devlet başkanını esir alması sistemin köküne kibrit suyu döküldüğü anlamına geliyor.

Konuyu sadece Trump’ın ABD’nin güvenlik çıkarları için Grönland’a ihtiyacı olduğu açıklamasına indirgemek en azından yanlış olur. Bölgede yükselen bir Çin ve Rus aktivitesi olduğu doğru. Ancak bu tek başına ABD’nin adaya sahip olması gerektiği anlamına gelmiyor.

Amerika ile Danimarka arasında zaten güvenlik düzenlemeleri ve Soğuk Savaş’a kadar giden pratikler var. ABD’nin şu anda da Grönland’da askeri bir varlığı bulunuyor. Soğuk Savaş’ta buradaki asker........

© Karar