Sayıştay’ı kapatalım, vergi daireleri yeter |
Türkiye’de iktidar kendisi ve toplum için ikili bir yaşam ve güç pratiği inşa ediyor. Bir yanda kamu gücü herhangi bir sınırlama olmaksızın, yasal ya da siyasal denetlemeden azade kullanılırken sıradan vatandaş İsviçre, Almanya, İngiltere ölçeğinde bir yasal pratiğe uymaya zorlanıyor. Bunun sebebi açık. Birincinin ayakta kalması için ikincinin uygulanması gerekiyor. Eğer petrol ya da benzeri bir sürekli, kesintisiz rant, gelir akışına sahip değilseniz ancak bu tür ülkelerde olabilecek layüsel bir iktidarı sürdürebilmek için toplumdan düzenli kaynak transferine ihtiyacınız var.
Normalde kamu yetkisinin ve kaynağının usulüne uygun kullanıldığını denetlemesi gereken Sayıştay’ın en anlamsızlaştığı dönemlerdeyiz. Sayıştay’ın “usulsüzlük yok” demesinin de “var” demesinin de çok hükmü kalmadı. Sayıştay raporlarında usulsüzlük ya da kamu zararı olarak belirlenen konuların çoğu idari olarak düzeltildiği, politika tercihi olduğu gerekçesiyle işleme alınmadı. Eğer muhalefet partilerinden değilse sorumlular hakkında adli sürece gidilmedi. Herhangi bir şekilde TBMM gündemine gelen konularda ise iktidar çoğunluğu nedeniyle işlem yapılmadı.
Son İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında suçlamaların muhataplarının iddialarına göre Sayıştay’ın inceleyip herhangi bir usulsüzlük tespit etmediğini söylediği dosyalarda ise yargı süreci başlatıldı.
2022 sonunda iktidarın bir gece uygulamaya koyduğu KKM’nin maliyeti Türk ekonomisine on milyarlarca dolar. Türk ekonomisine demek, sokaktaki vatandaş demek. Yoksa........