Okula düşen ateş ve siyaset |
Şiddetin, silahın, cinayetin okul sınıflarına kadar girdiği bir yerde başka neye dertleneceğini bilemez hale geliyor insan. İki gün içerisinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşananlar, Allah muhafaza, tehlikenin her şehirde ve her okulda tekrarlanabileceğini gösterdi.
Çocuğu ile en yakından ilgilenen anne-babaların bile evladının sınıfında, alt ya da üst dönemde benzer şekilde sorunlu ve tehlike arz eden başka bir çocuk olup olmadığından emin olması mümkün değil.
Üstelik olayların öncesindeki sonrasındaki tartışmalar cinayetlerin istisnai bir örnekle sınırlanamayacak bir sürecin, toplumsal çürümenin sonucunda gerçekleştiğini gösteriyor.
PANORAMATR’nin her yıl Eylül’de yaptığı eğitim araştırması her seferinde meselenin ne kadar büyümekte olduğunu ortaya koyuyor. Eylül 2024’te “çocuğumu güvenle okula emanet ediyorum” diyenler yüzde 40’ta kalıyordu. Bugün sorsak rakam çok daha düşük olur. Eğitim sisteminin en büyük sorunu olarak birinci sırada 5 üzerinden 4,6 ile okul çevrelerinde uyuşturucuya erişimin olması geliyor. Diğer sorun alanları parti aidiyetine göre değişse de bu konuda herkes aynı görüşte. Özel okula çocuğunu gönderen her üç veliden biri güvenlik, çevresel faktörler, devlet okuluna güvenmemeyi gerekçe gösteriyor. Her üç veliden ise sadece biri devlet okullarına güveniyor. Bu oran AK Partililer arasında bile en fazla üç kişiden ikiye yükseliyor. Son dönemdeki başarılı gazetecilik örneklerinden fayn.press ‘in “Bu çocuklar gökten düşmedi.” başlığı çok çarpıcı. İki gün önce yaşananların geleceği çok önceden belliydi.
Uzmanlar yıllardır çığlık çığlığa sorunun kökenlerini anlatmaya çalışıyorlar. Kaldı ki okulda öldürülen........