menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki üniversite iki mahalle iki kader

27 0
28.05.2026

“Bizler elbette, bilgiye yitik mal olarak bakan ve onu her neredeyse almakla mükellef bir medeniyetin mensuplarıyız, -İlim Çin’de dahi olsa gidin, alın- emrine muhatap bir medeniyetin mensuplarıyız. Ancak şehirlerimizin bilgiye ve bilim insanlarına kapılarını neden kapattığını, bu kapıların yeniden ve ardına kadar nasıl açılabileceğini de enine boyuna sorgulamak zorundayız. Dragos Yerleşkesi’nin de faaliyete geçmesiyle İstanbul Şehir Üniversitesi, sadece ülke içinde değil, uluslararası alanda da iddia sahibi olacağına, uluslararası bir bilim kuruluşu haline gelecek, kalitesiyle, standartlarıyla, farklı eğitim anlayışıyla öne çıkacaktır.”

5 Ekim 2010’da, Şehir Üniversitesi’nin ilk öğrencileri aldığı eğitim-öğretim yılı açılışında zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan bu sözleri kullanmıştı. Çok değil sadece 10 yıl sonra üniversiteyi iki satırlık bir kararname ile kapattı. Yitik mal olan ilmi almak için Çin’e değil Maltepe sahil yolundaki kampüse gitmek yeterli iken önce üniversitenin mallarına el konuldu. Sonra AK Parti’nin mensuplarının çocuklarının da okuduğu, kısa sürede herkesin parmakla gösterdiği bir eğitim yuvası, siyasi öfkeyle bir gecede bina yığınına döndü.

Son bir haftadır Bilgi Üniversitesi’nin önündeki gösteriler o zaman olsa idi ne değişirdi meçhul. Kapının hemen önünden geçen sahil yolunu kapatmaktan tüm mezunlarının, onların ailelerinin sesi yükselse ne olurdu, kim bilir? Polis kontrolünde o da “Aman tadımız kaçmasın” havasında okulun içinden başlayıp kimsenin görmediği arka kapıdan çıkıp birkaç yüz metre ötede üç satır açıklama yapmanın ötesine geçilse idi ne değişirdi onu bilmek de zor. En azından şehirlerimizin kapılarını bilim insanlarına ve bilgiye neden, nasıl........

© Karar