We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bozkırdan işaretler (Bir kurama doğru)

3 4 1
23.09.2021

1-Sanatımdan hiçbir ‘ego’nun kendini tatmin etmesi için yararlanmasına izin veremem. Ben ve sanatım kimsenin müshili değildir, olmayacağım. Hazmedilemezdir ve mideye oturur. Hakikatle, onu görmezden gelemeyeceğiniz şekilde, karşı karşıya kalacaksınız. O zaman sizi ter basacak, gözleriniz yuvalarından dışarıya uğrayacak, bacaklarınız tir tir titreyecek.

2. Sanat eserini eski kavramlarla değerlendirmek, tartmak günümüzde hiç de doğru sonuçlara varmamızı sağlamaz. Hatta, bu eski değerlendirmeler, bugün artık sanatın ne olması gerektiğine dair hiçbir şey söylemez. (Tolstoy’un ‘Sanat Nedir?’ adlı koca cilt kitabını okudum ve hepsi iyi niyetli ve belki zamanında geçerli olabilecek düşüncelerin şimdi nasıl da geçersiz ve boş olduğunu düşündüm.) Çünkü artık şimdi toplumsal paradigma değişmiş, dünya farklılaşmış ve ‘tarihin sonu’ dedikleri salt kapitalist bir düzende yaşıyoruz. Kapitalist zihnin ‘kaptığı’ ve içselleştirdiği ‘ideal’ sanat artık sadece bu sistemin değişim değeri ve mantığına göre işlevselleştirilmiştir. İşte bu önemli ya! Gerçek sanat eseri, artık kendisinden başka bir toplumsal nedenle varolma şansı tanımayan kapitalist toplumun kendisine biçtiği işlevselliğe boyun eğmeyen sanat eseri olmak durumundadır. Öyle bir sanat eseri olmalıdır ki, kapitalist toplumun hiçbir işine yaramasın, hiçbir yarasına merhem olmasın, hiçbir gediğini kapatmasın, onu asla ve kat’a doyurmasın. Ona ekmek ve su olmasın!

3. Gelenek içinde kalınarak tamamen farklılaşmış, bambaşka bu dünyayı açıklayacak söz bulunamaz. Gelenek kesintisiz bir akışken, bu akışın kesildiği, yatağı değişmiş dünyanın halkası kopmuştur. Bu artık ‘eski’ kadim Dünya değil; bambaşka bir Gezegen. Artık bu kopulan yerde, yeniden, sıfırdan başlamak gerekiyor. Sıfır noktası, bir köken arayışını zorunlu kılar. Artık bakacağımız yer ‘kök’tür, kökü araştırmaktır. Ham olana bakmaktır.

4. Sanattan tesadüfü çıkarmaya çalışmak, sanatın elinden özgürlüğünü almak demektir. Akıl toplumsaldır ve toplum bugün, aslında her zaman, statükocudur ve korkaktır. Şiirin akılla yapıldığını söylemek onu statükocu toplumun (ki bu günümüzde kapitalist toplumdur) boyunduruğu altına sokmak demektir, ki bu karşı-devrimciliktir. Böyle düşünenler eninde sonunda şiiri ölü rengine boyarlar. Tesadüf hayattır; tesadüfe izin vermeyecek bir akılcılıktan yana olmak ölümü savunmaktır.

5. Sanatı zihinsel ya da estetik bir deneyim olmaktan çıkarıp, salt duyusal bir deneyime dönüştürmek gerekiyor. Duyusal deneyimde, doğru yanlış ya da estetik kavramlar değil, salt hakikat vardır.

6. Çağımızda........

© Karar


Get it on Google Play