We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

'Sesler, işitin bizi de'

2 2 8
09.06.2022

Bu hafta Kurgusal Düşünce yazılarına -mecburen- ara verip henüz yarısı olmasına karşın yılın edebiyat ve yayıncılık olayı olduğunu düşündüğüm çok önemli bir şairin çok önemli bir kitabına değineceğim (zaman geçirmemeliyim): Romanya kökenli bir Yahudi olan ve Alman diliyle yazan Paul Celan’dan Türk diline şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı şiir çevirilerini, barındıran “Sesler, İşitin Bizi de” adlı Everest Yayınlarından daha yeni çıkmış olan Cem Yavuz çevirisi muhteşem şiirler toplamı. Ülkemizde daha önce –yarım yamalak ve çoğunlukla yanlış- ve keyfe keder seçilmiş şiirlerinden yapılmış çevirilerden tanıyorduk onu. Ben onu ilk kez 80’li yıllarda Mustafa Küpüşoğlu’nun editörlüğünde yayın yapan B/F/S Yayınlarından çıkan Oruç Aruoba çevirisinden okumuş ve tam anlamıyla çarpılmıştım. Daha sonra Adam Yayınlarının yayımladığı Ahmet Necdet-Gertrude Durusoy ile İş Bankası Yayınlarından çıkan Ahmet Cemal çevirilerinden de okumuştum. Aslına bakarsanız Aruoba ile Cemal çevirilerinin şairi daha “gerçek” yansıttığını hissetmiş, Necdet-Durusoy çevirilerinin ise çok başarısız olduğunu düşünmüştüm. Celan bu çevirilerin yansıttığının çok daha ötesinde iyi bir şair olmalıydı, şiirleri özensiz çevrilmiş olsa da şiirlerin özü çok kuvvetli olduğundan, çok deruni bir sese sahip olduklarını hissettirdiklerinden, neredeyse kekemeleşmiş, konuşma zorluğu çeken çok kederli bir şairin içe dönük sesini duyurduklarındandı bu. Celan, bu şiirlerin yansıttığından çok daha iyi bir şairdi, buna emindim. Cemal çevirini okuyunca bu konuda haklı olduğumu anladım. En son yayımlanan Cem Yavuz çevirileri ise bu inancımı çok daha fazla pekiştirdi.

Aramızda ruh birliği ve kan bağı olduğunu kanımın akşında bile duyumsayabildiğim bu şair tam anlamıyla trajik olan yaşadıklarının ona........

© Karar


Get it on Google Play