Trump’ın şemsiyesi ya da eşyanın hakkı

Neredeyse bir kırk yıl evvel Bozkır Lisesi’nde öğrenciydim. Şimdi bu isimde bir okul kalmadı. Her şeyi kendi kafasındaki amaca bulamakta çok mahir bazı aklıevveller onun adını Zengibar olarak değiştirmişler. Kime hangi çağrışımı yapıyorsa her tür imge ve çağrıdan uzak sadece arkeolojik bir alan hükmü taşıyan ‘zengibar’ı getirip onu bir silgi gibi kullanmak bize ait vandallıklardan. Bozkır kelimesinin bin yılın ötesine taşan ve tek başına kaldığı vakit bile kendisine has sesler çıkarıp anlam öbeklerine açılan geçmişi şükür ki dilimizin her bölgesinde yaşıyor. Yetmedi onu insan varlığının uçsuz bucaksızlığında gönlümüzce halâ koşturabiliyoruz. Sadece Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dilinde ‘Bozkır kendine bir serap çeşnisi vermekten hoşlanır’ türünden bir cümle kurdurtması dahi onun yaratıcı vasfını gösterir. Gerçekten de yaratıcı çeşni ‘bozkır’ın tam da nabzının attığı yerdir.

Konya- Bozkır Lisesi’nde öğrenciliğim sırasında yaşadığım nice ‘yaratıcı çeşni’ yanında hafızama bir paslı çivi gibi yerleşen yaşantı parçaları da var. Geçtiğimiz günlerde, dünyanın başına gelmiş en çarpıcı belalardan biri olduğu hiç tartışılmaz Donald Trump’a ait bir görüntü düştü önümüze. ‘Bu gece bir medeniyet ölecek’ gibi unutulmaz savaş tehditleri sarfetmiş Trump, durmaksızın insan türünün kötülük tarafının sırlarını döküp duruyor. Onun adeta her konuşması her davranışı küresel kapitalizmin kötülüğü kadar vahşiliğini de temsil ediyor. Hristiyanlığın bir yorumuyla........

© Karar