Çözüme kalkan son tren |
Siyasi hesapları, hatta seçime yönelik muhtemel bazı oy hesaplarını görmezden gelerek çözüm sürecinin ulaştığı noktayı olumlu buluyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan baştan beri temkinliydi hala temkinlidir. MHP Lideri Bahçeli ve MHP ne kadar istekliyse AK Parti o kadar dışarıda durdu ve hala biraz dışarıda duruyor. Çözüm süreci bir yönüyle kapalı kapılar ardında mesai ister ama bu süreç tümüyle gizli kapaklı yürütüldü ve kanun taslağına rağmen hala gizlilik sürüyor. Çözümüm selameti adına gösterildiği söylenen bu itina bir yandan da çözüme yönelik komplo teorilerini ve bilinmezlikleri artırdı ve hala da artırıyor.
Bütün bu tercihlere, doğrulara ve yanlışlara rağmen çözüm sürecinin Meclis gündemine bir kanunla gelmesi iyi bir gelişmedir. Hiçbir temel sorununu çözemeyen Türkiye’nin, Kürt meselesi gibi kanlı, acılı ve sarsıcı bir problemi çözebilme iradesi göstermesi; bu yolda Erdoğan’dan Özel’e, Bahçeli’den İmamoğlu’na ve Demirtaş’a kadar bütün liderlerin yapıcı rol oynaması büyük bir kazançtır. Öcalan ve DEM Parti’nin yaklaşımı da öyle… MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın sürece dair mesaisinin altını da kalınca çizelim. Arka planda bu ince işçilik ve çaba olmasaydı sahnede bu olumlu görüntüler olamazdı.
Bugüne kolay gelinmedi ve bundan sonrası sadece PKK’nın takınacağı tavra bağlı değildir. Artık........