Ritüeller kadar keşke dinin bilim emrini de önemseyebilseydik |
Bazen öyle bir haberle karşılaşırsınız ki çok doğal olarak, “memleketin içinde bulunduğu durum bundan daha iyi tasvir edilemez” diye düşünürsünüz…
YÖK’ün üniversitelerde gönderdiği talimat işte böyle bir fotoğrafı anlatıyor bize… Bilindiği gibi YÖK, tüm üniversitelere gönderdiği resmi bir yazıda, ders ve sınav programlarının Cuma namazı saatlerine denk gelmeyecek şekilde planlanmasını istedi. YÖK Başkanı Erol Özvar imzalı yazıda, Anayasa ile güvence altına alınan din ve vicdan hürriyetine vurgu yapıldı.
Hemen belirtelim, YÖK’ün gönderdiği bu yazının hiç de yadırganacak bir tarafı yok, son derece doğal. Hiç lafı dolandırmadan söyleyelim YÖK’ün yeni uygulaması, kesinlikle itiraz edilecek bir karar değil, tam aksine bu uygulama inanç özgürlüğünü dikkate alan bir hassasiyet…
Ancak şu anda ülkenin yaşadığı ahlaki çürüme ve yozlaşma dikkate alındığında başka bir fotoğrafı daha konuşma zarureti ortaya çıkmış bulunuyor.
Artık hepimiz biliyoruz ki hukukun üzerinde koyu bir siyaset gölgesi var ve adale olan güven derin yara almış durumda. Ve daha da önemlisi akademik özgürlüğün olmadığı üniversitelerimiz bilimsel üretimde, dünyanın geri sıralarında yer alıyor.
Times Higher Education (THE) tarafından 2026 yılında yapılan değerlendirmeye göre, dünyanın en iyi beş yüz üniversitesi arasında Türkiye’den sadece Koç, ODTÜ, Sabancı ve Boğaziçi Üniversitesi yer alabildi. Bilimsel makale üretiminde ise Türkiye, henüz dünya ile rekabet edebilecek düzeyde........