We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hastane koridorlarından Wynton Marsalis’e...

35 2 0
19.01.2020

İnsanlar genellikle hayatlarının belli dönemlerinde duygusal anlar yaşarlar. Bu anlar hüzünlü olduğu kadar, kadere teslimiyetin de en doruklarda seyrettiği anlardır aynı zamanda...

Babam yaklaşık üç aydır yoğun bakımda hayatla ölüm arasında zor günler yaşıyor. Bu yüzden M. Kemalpaşa devlet hastanesiyle İstanbul arasında adeta mekik okuyorum. Günlerim hastane koridorlarında ve yollarda geçiyor. Kemalpaşa’da olduğum zamanlarda günün belli saatlerinde hastanede oluyorum, oradan çıkınca da bu kasabada bir dostumun açtığı Antares kitap-cafe’ye gidiyorum. Burada düzenli kitap okumaya çalışıyorum ve gazete yazılarımı da burada yazıyorum.

Ve tabii ki bu her estiğinde kıyılarımda hüzün bırakan fırtınalı günlerde duygu dünyamı müziğe ve caza emanet ediyorum. Bu şirin kitap-cafede genellikle caz ve rock parçaları çalınıyor. Kafenin sahibi Murat’a rica ediyorum ve neredeyse bazı günler gün boyu Wnton Marsalis’in trompetinden yayılan tınılar kitapların satır aralarına karışıyor.

Doğrusu bu kadar sıkıntılı günlerimin içinde kısa süreliğine de olsa Marsalis’te soluklanmak bana iyi geliyor. Ama hemen belirtmeliyim, bugünlerdeki yoğun Marsalis mesaisi, Miles Davis’i ikinci plana ittiğim anlamına gelmiyor, çünkü o benim için her zaman bir numaradır.

Marsalis’i ilk kez yıllar önce İstanbul’da dinlemiştim.........

© Karar