AK Parti’nin millet iradesine yabancılaşması… |
Demokratik toplumlarda siyasi partilerin en önemli meşruiyet kaynağı, millet iradesidir. Doğal olarak iktidarların ayağını yere sağlam basmasını sağlayan da yine millet iradesidir.
AK Parti 24 yıldır Türkiye’yi yönetiyor, bu hem iktidar hem de ülke açısından önemli bir zaman dilimine işaret ediyor. Genel olarak bu kadar uzun süreli iktidarlar istikrar açısından avantaj gibi gözükse de demokratik işleyiş açısından çok da tercih edilen bir durum değildir.
Zira normal demokrasilerde bu kadar uzun süreli ve de kesintisiz bir siyasal tercih olamaz. Ayrıca böyle bir durumun, toplumsal değişim dinamikleri açısından izahı da mümkün değildir.
Eğer bir siyasi parti çeyrek yüzyıldır iktidarda kalıyorsa, orada demokrasinin işleyişi açısından bir sıkıntı var demektir. İşte şu anda Türkiye’de yaşanan da tam böyle bir şey…
Maalesef AK Parti iktidarı sadece demokrasinin çarklarını arızalandırmakla kalmadı, 2017 referandumu ile rejimi değiştirerek anayasal anlamda otokrasiye giden tehlikeli bir kapı araladı.
Biliyorum birileri ‘ilk on yıl masalı’ diye itiraz edecek ama AK Parti 2002 yılında bambaşka hedeflerle ve ideallerle yola çıkmıştı. Şu ifadelere kim karşı çıkabilir ki:
-Demokrasi, meşruiyetini, halkın özgür iradesinden ve hukuktan alır.
-Toplumu aktif olarak devreye sokan demokratik siyaset ise, uzun vadeli düşünmeyi, kamunun çıkarlarını kişisel çıkarlar üzerinde tutmayı gerektiren erdemli bir uğraştır.
-Ülkemizde, bazı siyasetçilerin kısa hedefli çıkarlara yönelik tutumları yüzünden, halkın........© Karar