We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yağmur ormanlarına sahip çıkma mesuliyeti

14 5 10
08.02.2020

2020 yılına girerken Avustralya’da onlarca noktada yangınlar başlamış ve bir türlü söndürülememişti. Bu yangınlar sadece beşinci kıtayı etkilemiyor, bütün dünyayı etkileyen ve iklim değişikliğini hızlandıran aynı zamanda da biyolojik varlığımızı tehdit eden bir sonuç ortaya çıkarıyordu. “Avustralya’da cereyan eden hadise, sadece Avustralya’yı ilgilendiriyor, bize ne” diyebilir miyiz? Küreselleşen dünya demek bir tek paranın ve bilginin serbest dolaşımı demek değil. Küreselleşen dünya demek “açlıkla mücadele için işbirliği”, “herkese gıda güvencesi”, “çevreye karşı ortak sorumluluk” demek.

Avustralya’da, kutuplarda, yağmur ormanlarında ortaya çıkan ve küresel anlamda olumsuz etkiler meydana çıkaran çevre felaketleri, her ülkeyi, her dünyalıyı ilgilendirir.

Ülkemizde de meydana gelen bir çevre felaketi bu nedenle bütün insanlığı ilgilendirmektedir. Göç hadisesi böyle bir felakettir mesela ve üzerine düşünülen tedbirler de Türkiye’nin haklı çıkarsamasında olduğu gibi başta Avrupa olmak üzere her devletin elini taşın altına koyması, sorumluluk yüklenmesi ile paydaşlarca üretilecektir.

İstanbul’a yapılacak olağanüstü hizmet(!) fasılları da başta İstanbul yerel yönetimlerini ilgilendirdiği kadar Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyıdaşları olan her mukimi ilgilendirir.

Halbuki bizim de bu çerçevede değerlendireceğimiz bir Tuna konusu var. Tuna üzerine sempozyumlar, çalıştaylar hatta uluslar arası hukuk komisyonlarını........

© Karar