Çok yorulduk

ABD Hazine Bakanı Bessent, İran'ı ayakta tutan ekonomik can damarlarını kesmek amacıyla "ekonomik dışlama" operasyonu başlattıklarını belirterek, İran ile iş yapmaya devam eden ülkelerin de ikincil yaptırım riskiyle karşı karşıya olduğunu bildirmiş.

İran, Bessent’ın kafasında kurduğu üzere ekonomi yüzünden pes eder mi, bilmiyorum; ama özellikle askeri kanadın, ülkenin baskılardan ötürü iktisadi olarak iflas noktasına geldiğini anladığı anda bölgeyi ateşe vermeden sahneden ayrılmayacağı gibi bir izlenimim var.

Sınırlı da olsa haber akışından, Devrim Muhafızları ile siviller arasında savaşa devam etme hususunda görüş ayrılığı olduğunu anlamak mümkün. Fakat sonsuza kadar sürdürülmesi mümkün olmayan ve her geçen gün halk içinde daha fazla sefalete neden olan savaşın bitirilmesi için sivil tarafın sesini pek fazla yükseltme şansı yok. En azından Trump, kasım seçimlerinde hayal ettikleri çerçevede sandığa gömülüp amiyane tabirle “topal ördek” olana kadar…

Güneyde tablo hala bu denli sıkıntılıyken geçen haftaki yazımda belirttiğim fırsatın TCMB tarafından kullanılıp @’lık gecelik borç vermeden 7’lik politika faizine, haftalık repo ihalelerinin açılmasıyla geçilmesi kritik bir gelişmeydi.

Petrol fiyatlarının bir aşağı bir yukarı hareketlendiği bir ortamda TCMB tarafından atılan adım kimilerince olumsuz görülse de —ki haklı oldukları çok fazla husus var— ay başında Web TÜFE’de %2,5’a yol alacağı işaret edilen ağustos enflasyonunun enteresan bir şekilde hızla gerileyip geçen senenin aynı ayındaki orana ulaşması, ilgili adımın atılmasını ciddi şekilde kolaylaştırdı.

Bununla beraber sterilizasyon tarafında başıboş bırakılır da dövize kayar diye korkulan birikimin yönlendirilmesi apayrı bir konu olarak önümüzde duruyor. TCMB’nin döviz alımlarıyla şişen likidite için beklentiler çerçevesinde biraz frene basılacağını anlasam da sepette planı bozacak bir yükselişin ilerleyen günlerde canımızı sıkma........

© Karar