menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Lüzûmundan fazla münevver”

25 0
sunday

Yazının başlığını, Yıldıray Oğur’dan çaldım. Çaldımsa da mîrî malı çaldım. 3 Ağustos târihli yazısını kaçıranların okumasını tavsiye ederek başlayayım.

Ulusalcılığın fırtına gibi estiği yıllardı. Bir mecliste Türkçesi sorunlu bir arkadaşımızın İngilizceyi nasıl öğrenebildiğinden bahsediyorduk. Kirli bilgiye karşı savunmasız olan birisi, "Canım ne var öğrenmeyecek? Davutoğlu bile yabancı dil biliyor." deyince, “Acaba İstanbul Erkek Lisesi ve Boğaziçi Uluslararası İlişkiler mezunu bir profesör olduğu için olabilir mi?” diye sordum. Şaşırdı kaldı. Bilmiyormuş. Peki, böyle yanlış bilgiye nereden sâhip olmuş olabilir?

O yıllarda ulusalcılar öylesine kuralsız ve kirli bilgi yayını yapıyorlardı ki onlara takılıp kalanların hâli içler acısıydı. İşini kaybedince öfkeden gözü dönen bir ulusalcı gazetecinin, kendisinin de katıldığı bir dış gezi hakkında yazdıklarını okuyunca yukarıdaki sorumun cevâbını buldum.

"O dönem Başbakan'ın dış politika danışmanları, yabancı dil bilmeyen imam-hatip mezunu Ömer Çelik ile Ahmet Davutoğlu'ydu. İkisi de heyette idi ve de birbirleri ile öne geçme yarışı içindeydiler.”

İki isim de imam-hatipli değil ve yabancı dil biliyorlar. Üstelik bu ifâdeden, yüksekokul okumadıkları sonucu da çıkabiliyor.

Rahmetli Nevzat Kösoğlu, TBMM’de ilk defa kürsüye çıkarken CHP’li........

© Karar