“Hangisini bıraksam?”/Ayşe’nin Seçimi

Geçen hafta Beyrut’da, Lübnanlı bir annenin Habertürk muhâbiri Gizem Türemen’e çocuğunu vermek istemesi, hepimizi derinden yaraladı. Eğer, “Bir anne çocuğunu nasıl verir?” cümlesini kuranlarınız varsa bilsinler ki bu, savaş, kıtlık gibi durumlarda son derece normal bir davranış. Ya sonrası? İşte bu kısım, hazin mi hazin.

2011 yılındaki “Somalili annelerin zor seçimi” haberini hatırlatayım. Kuraklık ve kıtlıktan yollara düşen Somalili anneler, yiyecek ve suları tükenmeye başlayınca çocukları arasında tercih yapmak zorunda kalıyorlardı. İki hafta boyunca sırtında 1 yaşındaki kızı ve yanında 4 yaşındaki oğluyla yürümek zorunda kalan, nihâyet bilincini kaybeden çocuğunu yolda bırakan bir anne, şöyle demişti:

"Sonunda onu yolda bırakarak, Allah'a emanet ettim. O anda hayatta olduğundan eminim. Bu, içimi burkuyor. Şimdi ne zaman onun yaşında bir çocuk görsem fena oluyorum.”

Kucağındaki bebeği ve 2, 3, 4 ve 5 yaşlarındaki diğer çocuklarıyla Dadaab'daki kampa ulaşmaya çalışan bir anne, moladan sonra yerinden kalkamayan 4 ve 5 yaşındaki çocuklarını bırakıp yola devam kararı almış. Diğer çocuklar da ölme tehlikesiyle karşı karşıyayken beklemek istememiş ve ayağa kalkıp birkaç adım atmış. Sonra belki yaşayacakları umuduyla geri dönmüş. Birkaç defa bir ileri bir geri hareket ettikten sonra onları bir ağacın altında bırakıp diğerleriyle yola devam etmiş.

Yolda 3 yaşındaki çocuğu ölen başka bir anne ise kuru dalların arasına alelacele gömdükten........

© Karar