Grönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa

Dünyada yüzölçümü Grönland’dan daha büyük sadece 11 ülke var. Geri kalan bütün ülkeler daha küçük yüzölçümüne sahip.

Örneğin Grönland adası Türkiye’nin neredeyse 3 katı büyüklükte; Britanya’nın ise 10 katına yakın.

Bu dev adada sadece 56 bin kişi yaşıyor. Adanın bazı bölgelerinde hiçbir insana rastlamadan haftalarca yolculuk yapabilirsiniz. Şöyle düşünün: Tek başına İstanbul’un Esenyurt ilçesinde 1 milyona yakın insan yaşıyor.

İstanbul’un Metrobüs sistemi her gün bütün Grönland nüfusunun 20 katından fazla insan taşıyor. Bir futbol maçına gittiğinizde Grönland nüfusu kadar insan görüyorsunuz. Ortalama bir Taylor Swift konserine Grönland nüfusundan fazla insan katılıyor.

Bu 2 milyon 166 bin kilometrekarelik dev adada bu kadar az insan yaşamasının sebebi de belli: Adanın önemli bölümü Kuzey Kutup dairesinin içinde kalıyor. Buzullarla kaplı olan buralarda fok balıkları ve kutup ayılarından başka bir şey yaşamıyor. Düşünün, kuş bile yok. Hatta iddiaya göre bakteri bile yok.

Adanın adının “Grönland” yani “Yeşil Ülke” olması da şaka gibi. Bir yeşillik yok burada. Dışarıdan yiyecek içecek gelmese hayatta kalmak imkansız gibi.

Danimarka buraya her yıl 1 milyar dolar göndermese neredeyse sadece karides yakalayıp satan bu 56 bin kişinin orada barınması da imkansız. Düşünün bütün ülkedeki asfalt karayolu uzunluğu sadece 160 kilometre.

Peki ama doğal bir yaşamın neredeyse imkansız olduğu, yüzde 80’i buzullarla kaplı bu fakir ülkeyi Amerika neden devralmak ister.

Grönland’a el koymanın bugünkü Başkan Donald Trump’ın çılgınca bir tutkusu olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz, Amerika bu dev adayı 100 yıldan fazla zamandır kendi topraklarına katmak istiyor.

“İstese alırdı” diye düşünüyorsunuz ama başından beri anlatmaya çalışıyorum: Burası savaşmaya değmeyecek bir yer.

Amerika şimdi bir kez daha adayı Danimarka Krallığından satın almak istiyor. Çünkü satın almanın askeri işgalden daha ucuza geleceğini düşünüyorlar.

Esasen tamamen ticari düşünecek olursanız normalde satmak Danimarka’nın işine bile gelebilir. Hem yılda 1 milyar dolarlık yükten kurtulacaklar hem de siyasi olarak sürekli baş ağrısı yaratan adadaki yerli nüfusun sorumluluğundan, üstüne de para alacaklar…

Peki, iyi bir iş insanı olmakla ve parasının hesabını bilmekle övünen Trump neden adayı satın almak, satmazlarsa daha da pahalı bir işe kalkışıp işgal etmek istiyor? Yine ticari olarak baksanız, Amerika’nın adada istediği her yere istediği her türlü askeri tesisi yapma imkanı var ve kira bile ödemeyecek. Adanın yerlisi 56 bin kişinin sorumluluğunu almayacak, yarın öbür gün onlara iki senatörlük ve kim bilir kaç tane milletvekilliği vermek zorunda kalmayacak…

Ama hayatın basit ekonomik gerçekleri her zaman bütün davranışları belirlemiyor işte. Bakın Amerika........

© Karar