We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bu döviz bolluğunda döviz dar boğazı yaşamak

34 2 1
28.06.2022

Aslında ortada tartışmalı hiçbir şey yok; aklı başında ve iktisat bilen kime sorsanız Türkiye ekonomisinin güncel bir tane sorunu var, o da enflasyon.

Geri kalan bütün diğer güncel sorunlar, enflasyon sorununun ortaya çıkardığı sonuçlar.

Fakat kendisini “ekonomist” ilan eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a soracak olursanız, hayır sorun enflasyonda değil, faizde. Ona göre ana sorun faiz, enflasyon da yüksek faizin ortaya çıkardığı sorunlardan biri.

Bu kadar temel ve önemli bir konuda bu denli büyük bir fikir anlaşmazlığı olunca, üstelik fikir anlaşmazlığının taraflarından biri tek başına her şeye karar veren Cumhurbaşkanı olunca, elbette onun dediği oluyor.

Türkiye 2018’den beri Cumhurbaşkanı’nın bu fikrinin sonuçlarını yaşıyor; sırtımız 2018 ilkbaharından beri yerden kalkmadı. Ama 2021 Eylül ayından beri daha bir fena yapıştık yere; çünkü Cumhurbaşkanı fikrini zorla uygulattı, Merkez Bankası faizlerini düşürmeye başladı.

Sadece faiz düşürse bir şey değil; çünkü piyasanın kendisi bu gösterge faize uymak zorunda değil. Geçmişte biz bu ikili faizi yaşadık; Merkez’in gösterge faizi başka oldu, bankalara para sattığı “pencere”nin faizi başka.

Ama bu sefer öyle olmadı. Merkez Bankası farklı bir faiz penceresi açmadı, bankaları sahiden yüzde 14 faizle fonluyor. Yani Merkez Bankası eylül ayından beri giderek artan miktarlarda piyasaya ucuz para pompalıyor. Halk diliyle söylemek gerekirse para basıyor.

Kelime anlamı “şişmek” olan enflasyonun esas sebebi de bu işte: Parasal şişkinlik.

Bankaların ve şirketlerin çok yüksek rakamlı kârları da, mevcut bütçeye onun yarısı kadar ek........

© Karar


Get it on Google Play