menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tenkit tamam, peki çözüm?

26 7
11.01.2026

Tenkit görevimiz. Eksik, yanlış, kötü gördüğümüzde susarsak görevimizi ihmal etmiş oluruz. Susmak ahlâklı da değildir. Tamam. Bunları yapabildiğimiz kadar yapıyoruz. Yapıyoruz yapmasında da gerek benim gerekse arkadaşlarımın yazılarına gelen yorumlarda sıkça tekrarlanan bir tenkit var: Peki çözüm nedir? Çözümü söylemezseniz tenkit tek başına neye yarar?

Bu gayet haklı bir serzeniş. Zaten tenkit düzeltme gerçekleşsin diye yapılır. Yararı odur. O hâlde bütün eleştiri konularını tek tek ele alıp düzeltmek mi lazım? Lazım tabii ama hayat o kadar da zor değil. Geçen yazıda Pareto’nun invaryantlarından söz ettim. Bazen sebebin sebebini, sonra onun da sebebini bulursunuz ve görürsünüz ki derinlerdeki bazı sebepler kök sebeptir. Birçok kötülüğün, birçok aksaklığın, çok değil ancak birkaç kök sebebi vardır. Hayır. Aksaklık kadar, kötülük kadar sebep yoktur. Sıklıkla bir sebep, birçok aksaklığa birden yol açar. Onu düzeltirseniz düzinelerle kötülük ortadan kalkar.

KÖK SEBEBİN PEŞİNDE

Ülkelerin geri kalmasının birçok sebebi vardır. İki ırkçı, biri İskoç ve biri Finlandiyalı1 kök sebebi bulduklarını ilan etti. Geri kalan ülkeler, halkları geri zekâlı olduğu için geri kalıyordu. Bu hep böyle olmuştu ve hep böyle olacaktı. Çaresi yoktu. Onlara balık tutmasını öğretemezdiniz, öğrenemezlerdi.

İnsanlık icabı ölmeyecekleri kadar balık vermeniz yeterliydi.

Gerçekten de ülkelerin ortalama IQ’sü ile kişi başına yurt içi hasılalarının ilgileşim analizi yapıldığında ikisinin arasında epey kuvvetli bir bağ çıkıyordu.

Sonra geri kalmışlığın bir başka sebebini keşfettim. Geçen pazar yazımda bahsettiğim sosyal sermaye yokluğu da geri kalmanın kök sebebi gibi........

© Karar