Tek köşe yazısında ekonomi
Uzun yıllar, Girişimcilik adında, seçmeli bir ders verdim. İlki Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesindeydi ve mühendislik öğrencilerinden derse bayağı bir rağbet vardı. Dersi alanlar, mezun olunca – belki de olmadan önce – kendi işini kurmayı hayal eden gençlerdi.
Derste tartıştığımız konulardan biri fiyattı. Bir mal veya hizmetin fiyatı nasıl belirlenir? Sınıfın ilk cevabı hemen her zaman şöyleydi, “Maliyeti hesaplarız, sonra üzerine bir kâr koyarız, bu da fiyat olur.” O ders saati bunun yanlışlığını anlatmamla geçerdi. Doğrusu şöyledir: “Bir ürünün fiyatı, müşterinin onu satın almak için vermeye razı olduğu bedeldir.”
Ta 1949’da Henry Hazlitt isimli bir yazar, Tek Derste Ekonomi adında bir kitap yazdı. Kitap o kadar tuttu ki baskı üstüne baskı yaptı ve çok dillere çevrildi. Hâlâ basılmaya devam ediyor. Yıllar önce internette, birden fazla forumda, blogda, bu “Tek Derste” yaklaşımını tartıştılar. Asıl soru, tek derste tamam da acaba tek sayfada ekonomi olur mu, idi. Sonra arkası geldi: Ya tek cümlede? Tek kelimede? Tek kelime üzerinde fikir birliği var gibiydi: Fiyatlar!
DOYMAZ HAİN SATICILAR
Bunlar aklıma nereden geldi! Farkında mısınız; sevgili iktidarımızla sevgili medyamızın – her tür medyamızın; televizyondan basılı basına, sosyal medyaya kadar – hayrettir tek yürek ve tek ağız oldukları bir konu var? İç cephe böyle kuvvetleniyorsa vallahi bu birliği o sığınak delici bomba bile kıpırdatamaz. Fikir birliği şu: Fiyatları düşürmek için utanmaz, gözleri kârdan başka bir şey görmeyen, arsız, fahiş fiyat koyan satıcıları zapt-ü rapt........
